azsonra aktifsayfa: Haziran 2013

6 Haziran 2013 Perşembe

sarı sendikacılıktır AA'daki toplu iş sözleşmesinin önündeki tek engel TGS'dir 06 Haziran 2013 18:16 Ankara

AA'daki toplu iş sözleşmesinin önündeki tek engel TGS'dir

06 Haziran 2013 18:16 Ankara

 

Medya-İş Başkanı Eser, TGS'nin Anadolu 

Ajansı'ndaki toplu iş sözleşme sürecini 

engellemek için 3 ayrı dava açtığını belirterek, 

hukuk mücadelelerini sürdürdüklerini bildirdi.

 

Medya İşçileri Sendikası (Medya-iŞ) Genel 

Başkanı Gürsel Eser,

 

 "Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), bugüne 

kadar sergilemiş olduğu kötü sendikacılığın bir 

sonucu olarak, üyeliğinden istifa etmiş olan 

çalışanların ve sendikamızın üyelerini toplu iş 

sözleşmesiz bırakmak amacıyla kinini ve 

nefretini kusmaya devam etmektedir" 

değerlendirmesinde bulundu. 

 

Eser, yazılı açıklamasında, Çalışma ve Sosyal 

Güvenlik Bakanlığınca, Medya-İş'e, Anadolu 

Ajansı T.A.Ş Genel Müdürlüğü ve bağlı iş 

yerlerinde, 16 Kasım 2012 başvuru tarihi 

itibariyle, toplu iş sözleşmesi yapmak üzere 27 

Kasım 2012 tarihli tespit yazısı gönderilmesine 

itiraz eden TGS’nin açtığı davanın 

duruşmasının, Ankara 9. İş Mahkemesi'nde 

görüldüğünü belirtti. 

 

Duruşmada,   Medya-İş Sendikası vekili avukat Hüseyin Öz'ün

 

 "Medya-İş Sendikası usulüne 

uygun olarak kurulmuş olup bu konudaki 

talepler Çalışma ve Sosyal Güvenlik 

Bakanlığınca reddedilmiştir. 

 

TGS'nin hukuki 

dayanaktan yoksun iddiaları, ön incelemede 

dava ehliyeti bulunmadığından usulden 

reddedilmelidir" dediğini ifade eden Eser,TGS 

vekilinin ise dava dosyasına eklenen evrakların 

incelenmesi için süre istediğini bildirdi.

 

Mahkemenin, dosyanın incelenmesi için 

zorunlu olarak 14 gün süre vererek duruşmayı 

4 Temmuz 2013 tarihine ertelediğini 

vurgulayan Eser, 

 

"Önümüzdeki duruşmada 

karar çıkacağı ve davanın red olacağı yönünde 

beklentimiz daha da artmıştır"

 ifadelerini kullandı. 

TGS'nin, Medya-İş'in yetki sürecinde 3 ayrı 

dava açtığını ve bunların ilkinin Ankara 10. İş 

Mahkemesi tarafından reddedildiğini 

anımsatan Eser, açıklamasında şunları 

kaydetti:

"Şu an Ankara 9. İş mahkemesinde devam 

eden dava yukarıda belirttiğimiz gibi karar aşamasındadır. 

 

Tüm bunlara rağmen emek ve emekçi düşmanı ideolojileri gözlerini kör eden TGS, sendikamızın usule aykırı olarak kurulduğunu iddia ederek, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına itiraz etmiştir. Bu itirazında Bakanlıkça reddedildiğini gören TGS, bu kez 

hırsını alamayarak Ankara 9. İdare 

Mahkemesine Çalışma ve Sosyal Güvenlik 

Bakanlığı aleyhine dava açmıştır. Dava 

geçtiğimiz günlerde görülmüş ve 9. İdare 

Mahkemesi tarafından bu dava da 

reddedilmiştir. 4 Temmuz 2013 tarihinde 

görülecek davanın karar aşamasında olduğunu 

bir kez daha hatırlatır ve toplu sözleşmemizi 

sıkıntıya sokacak başka herhangi bir davanın 

bir daha açılamayacağını belirtmek isteriz. 

 

Şimdi bir kez daha TGS yönetimine soruyoruz, daha ne kadar emek düşmanlığı 

yapacaksınız. TGS, bugüne kadar sergilemiş olduğu kötü sendikacılığın bir sonucu olarak, üyeliğinden istifa etmiş olan çalışanların ve sendikamızın üyelerini, toplu iş sözleşmesiz bırakmak amacıyla kinini ve nefretini kusmaya devam etmektedir. TGS'nin yıllardan beri örgütlü olduğu Cumhuriyet Gazetesinde yaklaşık olarak 7 yıldır devam eden grevle ilgili hiçbir adım atmaması, açıklama dahi 

yapmaması düşündürücüdür.  

TGS yönetimi 

maalesef  ideolojilerinin esiri olmuş ve TGS'yi Cumhuriyet Gazetesi patronlarına peşkeş çekmektedir. 

 

Bu yaptıkları kendi deyimleri ile 

 

'sarı 

sendikacılıktır'

 

 ve bunu en iyiTGS 

yapmaktadır. 

 

Medya İşçileri Sendikası olarak, TGS'yi 

 Anadolu Ajansı çalışanlarına karşı, sorumsuz, 

saygısız, iki yüzlü tavır ve anlayış içerisinde 

olması nedeniyle, şiddetle kınıyoruz."

Şehit polis için Adana'da tören 06 Haziran 2013 17:38 Adana Taksim Gezi Parkı Olayları ile ilgili düzenlenen gösteriler sırasında ağır yaralanan ve kaldırıldığı hastanede şehit olan Mustafa Sarı için tören düzenlendi

Şehit polis için Adana'da tören

06 Haziran 2013 17:38 Adana
Taksim Gezi Parkı Olayları ile ilgili düzenlenen gösteriler sırasında ağır yaralanan ve kaldırıldığı hastanede şehit olan Mustafa Sarı için tören düzenlendi


Adana Valisi Hüseyin Avni Coş törende yaptığı konuşmada, Komiser Musafa Sarı'nın, vatandaşın huzur ve güvenliği, Türk bayrağının özgürce dalgalanabilmesi, birlik ve beraberliğe kastedenlerin, demokrasiye yan bakanların amacına ulaşamaması için üstlendiği kamu düzenini korumak amacıyla  görev yaparken şehit olduğunu ifade etti.

Türk polis teşkilatının milletin hizmetinde olduğunu dile getiren Coş, "Polisimiz, birtakım kendini bilmezlerin ifade ettiği gibi paralı köleler değildir. Türk polis teşkilatı, aziz milletine ibadet aşkıyla hizmet eden, bu uğurda maruz kaldığı her türlü saldırıya göğsünü siper eden bir fedakarlar ordusudur. Bunun için, şanlı bayrağımız, devletimiz, cumhuriyetimizin, demokrasimizin temel ilkelerinin korunması için, rejimimizin korunması için üstlendiği her görevi en iyi şekilde yerine getirmektedir" dedi.

Vali Coş sözlerine şöyle devam etti: 

"Dün yaşadığımız gibi sadece şehit Komiser Mustafa Sarı'yı kaybetmemiz değil, aynı zamanda Kasım Gülek Köprüsü üzerinde Ferdi Şenol isimli 12 yaşındaki bir çocuğumuzu da köprüden aşağıya atma vahşetini işleyenlerin, savaşta bile dokunulmaması gereken ambulansı bile kuşatıp zarar verenlerin, demokratik haklarını kullandıklarını ifade etmek mümkün değil. Şiddetin başladığı yerde hak ve hukuk biter. Bunun için bu vesileyle şehidimizi kaybetmenin acısı içinde ifade ediyoruz ki, herkes bugün çok daha iyi düşünsün. Olayları tahrik etmek, teşvik etmek, vatandaşın bir kesimini diğer kesimine karşı kışkırtmak, devletin güvenlik kuvvetlerini hedef haline getirmek, Türk bayrağının, Atatürk ilkelerinin en önemli savunucularından olan Türk polis teşkilatını hedef haline getirmek, hiç kimsenin menfaatine değildir.''

Hüseyin Avni Coş, taş ve sopayla, çatılardan kiremit atarak, polise, ambulansa, polisin korumakla yükümlü olduğu bina ve tesislere, kamuya ait tesislere saldırmak ve zarar vermenin demokratik hak olmadığını belirterek, bunu "vandallık ve vahşet" olarak nitelendirdi.

Emniyet Müdürü Gürkan
Adana Emniyet Müdürü Ahmet Zeki Gürkan da Şehit Komiser Sarı'nın kendisini topluma ve mesleğine adamış, mesai arkadaşlarıyla daima uyum içinde çalışmış bir polis olduğunu ifade etti.
Gürkan, "Polis teşkilatı olarak her zaman gücünü yasalardan alırken, gerektiği zaman sevgi, sabır ve hoşgörünün timsali olarak görevimizi yerine getirirken, bu aziz milletin haklı takdirini aldık ve almaya da devam ediyoruz. Acımızı yüreğimize gömerek vatan için, bayrak için, bu aziz milletin güvenliği için aynı sabır ve kararlılıkla devletin vakar ve ciddiyetine yakışır bir tarzda görevimize devam edeceğiz. Çünkü biz demokrasinin savunucusu, insan haklarının koruyucusu, milletininin sevdalısı, kanunun, rejimin timsali polisleriz" dedi.
Cenaze törenine katılan şehidin 4 aylık hamile eşi Eda Sarı'nın güçlükle ayakta durduğu gözlendi.

Taksim olaylarına rağmen iyi bir hafta, iyi bir ay geçirdik 06 Haziran 2013 17:03 Ankara Uluslararası gayrimenkul şirketi Spot Blue Müdürü ve Türkiye gayrimenkul piyasası uzmanı Walker, "Taksim'deki olaylara rağmen satışlarda sorun yok"

Uluslararası haber ajanslarının iddiasını yalanladı


06 Haziran 2013 17:04 ANKARA

Maliye Bakanı Şimşek, bazı uluslararası haber ajanslarında yer alan, "yabancıların Türkiye'deki gayrimenkul yatırımlarının azaldığına" ilişkin iddiaların doğru olmadığını bildirdi.



Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkçe olimpiyatlarına katılmak için Ankara'da bulunan öğrencileri Bakanlıkta kabulünün ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. 
Taksim Gezi Parkı'ndaki olaylar nedeniyle bazı uluslararası haber ajanslarında yer alan, yabancıların Türkiye'deki gayrimenkul yatırımlarının azaldığına ilişkin iddiaların hatırlatılması üzerine Şimşek, kendilerinin böyle bir tespitlerinin olmadığını söyledi.
Türkiye'den gayrimenkul alma kararının, bir günde verilen, bir günde vazgeçilen karar olmadığını vurgulayan Şimşek, "Bunlar genelde uzun soluklu kararlardır. Biz, bu yönde herhangi bir gözlemde bulunmadık, öyle bir veri de yok. Bu türden spekülasyonlar için çok erken, Türkiye'nin makroekonomik temelleri sağlamdır. Türkiye'nin orta ve uzun vadeli geleceği parlaktır. Dolayısıyla bu türden değerlendirmelere, bu türden yüzeysel analizlere çok da prim verilmemesi gerektiği kanısındayım" diye konuştu. 
Piyasalarda düzeltme
Piyasalarda bir düzeltmenin söz konusu olduğunu ancak bunu tamamen son günlerde gelişen olaylara bağlamanın yanlış olduğunu belirten Şimşek, şunları kaydetti: 
"Kısmen ilgilidir, kısmen de FED'in genişleyici para politikasındaki söylem değişikliğinin bir yansımasıdır. Kısmen dünya ekonomisi, dünya piyasalarındaki risk algısının değişmesiyle ilgilidir, Dolayısıyla neden sonuç analizini yaparken daha sağlıklı bakmakta fayda vardır. Tabii ki bu olayların yarattığı bir tedirginlik söz konusu, maalesef Türkiye'deki durumun, uluslararası basında, uluslararası camiada, burada olduğundan kat kat daha karmaşık ve kötü gösterilme çabasını görüyoruz, bu yanlıştır. Türkiye'nin temelleri sağlam, siyasi istikrarı oldukça güçlü ve makroekonomik temelleri de güçlü bir şekilde devam edecek. Dolayısıyla bu yöndeki değerlendirmelerin daha sağlıklı yapılması yerinde olur. Yüzeysel neden sonuç ilişkisine, henüz verilere yansımayan bir kararın, birkaç günlük çok sınırlı protesto gösterisiyle ilişkilendirilmesini çok anlamlı bulmuyorum. Ülkemiz bu sıkıntıları da aşacaktır."










Taksim olaylarına rağmen iyi bir hafta, iyi bir ay geçirdik


06 Haziran 2013 17:03 Ankara 

Uluslararası gayrimenkul şirketi Spot Blue Müdürü ve Türkiye gayrimenkul piyasası uzmanı Walker, "Taksim'deki olaylara rağmen satışlarda sorun yok" dedi.



Merkezi İngiltere’de bulunan uluslararası gayrimenkul şirketi Spot Blue Müdürü ve Türkiye gayrimenkul piyasası uzmanı Julian Walker, AA muhabirine Türkiye gayrimenkul piyasasını değerlendirdi.
10 yıldır Türkiye’de gayrimenkul sektörü üzerine çalıştıklarını, Alanya’dan İstanbul’a kadar birçok şehirde, konut ve arsa satışlarında yer aldıklarını belirten Walker, kredi notunun yükselmesiyle yabancı yatırımcıların da Türkiye'deki gayrimenkullere ilgisinin arttığını söyledi.
Walker, yüksek işsizlik ve enflasyonun görüldüğü 10 yıl öncesine göre Türkiye'de durumun çok daha istikrarlı olduğunun altını çizdi. Mevcut tabloda enflasyon ve işsizliğin gerilediğine, düşük faiz oranlarının ve genç nüfusun ülke ekonomisine olumlu katkısı bulunduğuna dikkati çeken Walker, "Uzun vadede (Taksim olayları) olumlu fotoğrafı değiştirmiyor. Dış dünyada problem, BBC gibi medya kuruluşları olanları büyük bir olay gibi yansıtıyor" dedi.
Uzun yıllar yatırım bankacılığı sektöründe çalıştığını ifade eden Walker, Türkiye’nin ekonomik göstergelerinin iyiye gittiğini,  borsadaki düşüşün geçici olduğunu vurguladı. Walker, "Taksim olaylarına rağmen iyi bir hafta, iyi bir ay geçirdik. Satışlarımızda herhangi bir sorun yok" değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye'de yatırım yapmak için hiç bir sıkıntı yok
Walker, ülkede gayrimenkul alımında İngilizlerin daha çok kıyı ilçe ve kasabalarını, Arapların ise  İstanbul’u tercih ettiğini söyledi.
Orta ve uzun vadede Türkiye’de yatırım yapmak için hiçbir sıkıntı görmediğine işaret eden Walker, “Türkiye’de iş yaptığımız firmalarla görüştük, 'hiçbir sıkıntı olmadığını, işlerin devam ettiğini' söylediler” dedi.
Walker, Yeni Ticaret Kanunu'nun da yabancı yatırımcılar için gayrimenkul sektöründe olumlu etki yaratacağını kaydetti.


Fitch: Durum tolere edilebilir seviyede

05 Haziran 2013 17:08 

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch'in direktörü Rawkins, 

 

"Gezi Parkı protestolarının yarattığı ortam geçerli not içerisinde ve ekonomik etkisi pek az" 

 

dedi.

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings Kıdemli Direktörü Paul Rawkins, son günlerde yaşanan Gezi Parkı protestolarının yarattığı ortamın geçerli not içerisinde bulunduğunu belirterek, 

 

“Şu anda kadar gerilimin ekonomik etkisi pek az” 

 

dedi.

AA muhabirinin konuya ilişkin sorularını 

yanıtlayan Rawkins,

 

 “Politik istikrarsızlık ve ifade özgürlüğü 

eksikliği Türkiye’ye ilişkin 

derecelendirmemizde zayıflık olarak 

sıralanıyor. 

 

Ülkedeki huzursuzluğun mevcut seviyesi 

 

Türkiye’ye dair derecelendirmemizde politik 

 

istikrar toleransı içerisinde yer almaktadır.

  Şu anda kadar gerilimin ekonomik etkisi çok az. 

 

Şu an için buna ekleyebileceğim başka birşey 

yok”

 

 ifadelerini kullandı. 

Öncüpınar'da 31 tabanca ele geçirilidi 06 Haziran 2013 16:34 GAZİANTEP Kilis'teki Öncüpınar Gümrük Kapısı'ndan Suriye'ye geçmek isteyen araçta 31 tabanca ele geçirildi

Öncüpınar'da 31 tabanca ele geçirilidi

06 Haziran 2013 16:34 GAZİANTEP
 
Kilis'teki Öncüpınar Gümrük Kapısı'ndan Suriye'ye geçmek isteyen araçta 31 tabanca ele geçirildi.
 

GAP Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğünden yapılan yazılı açıklamaya göre, Öncüpınar Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğünün istihbarat çalışması sonucunda, Suriye’ye silah götürüleceği öğrenildi.
Bilgiler doğrultusunda, Öncüpınar Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğünce yapılan operasyonda, gümrük sahasına Suriye’ye geçmek üzere gelen bir araç takibe alındı. X-Ray cihazından geçirilen ve daha sonra detaylı aranan aracın yakıt deposunun kesilerek özel bir bölme oluşturulduğu tespit edildi. Bölmede, 31 tabanca bulundu.
Gözaltına alınan Suriye uyruklu H.K (34), işlemlerinin ardından çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. 

Gezi Parkı olaylarında 7 yabancı uyruklu kişi gözaltına alındı

06 Haziran 2013 17:09 
İçişleri Bakanı Güler, Taksim Gezi Parkı olaylarında, İstanbul'da 6 ve Ankara'da 1 yabancı uyruklu kişinin gözaltına alındığını söyledi.
Ankara

İçişleri Bakanı Muammer Güler, Taksim Gezi Parkı olayları sırasında şimdiye kadar 915 vatandaşın hastanelere kaldırıldığını, bugün itibariyle 79 kişinin hastanelerde yatmakta olduğunu bildirdi. Güler, bunların 4'ünün hayati tehlikesinin bulunduğunu, 8 kişinin yoğun bakımda olduğunu kaydetti. Muammer Güler, bu süreçte 516 güvenlik görevlisinin de yaralandığını söyledi.

Bakan Güler, polisin orantısız güç kullanımına ilişkin kendilerine ulaşan bütün görüntülerle, iddia ve tespitlerin müfettişlerce ayrıntılı bir şekilde incelendiğini belirterek, "Kameralara yansımayan yüzlerce olayda da polisimizin sağduyusunu koruduğunu ve provokatörlerin tuzağına düşmeyerek, görevini fedakarca ve hakkıyla yerine getirdiğini de burada ifade etmek isterim" dedi.

Muammer Güler, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Maalesef bu olaylar sırasında tabii ki hem hak arama özgürlüklerine uygun şekilde protestolar yapılırken, gelişen günlerde bu olaylar yasadışı gösterilere, polise mukavemet, kamu mallarına zarar verme ve meşru hak arayışını aşan boyutlarda gelişmeye başladı. Şu ana kadar yaptığımız tespitlerde maalesef 280 işyeri, 103 polis otosu, 259 özel araç, 1 konut, 1 polis merkezi, 5 kamu binası, birisi Cumhuriyet Halk Partisi, 11'i de AK Parti teşkilatlarına ait 12 binada hasar meydana geldiğini, reklam panolarında, trafik levhalarında, otobüs duraklarında, kaldırımlarda, mobese kameralarında, sinyalizasyon sistemlerinde, park ve peyzaj düzenlemelerinde, aydınlatma direklerinde, çöp ve konteynırlarda ve polis noktalarında da önemli zararların da meydana geldiğini tespit ettik. Şu anda ki tespitler, bu zararların 70 milyonu aştığı noktasındadır."

Sosyal medyanın provokasyon aracı olmadığını ifade eden Güler, "Son olaylarda sosyal medya aracılığıyla ciddi bilgi kirliliği ve yanlış yönlendirmeler yapılarak halkımızı kışkırtmaya yönelik provokatif çaba içerisinde olanların da varlığı gözlenmiştir. Bunlarla ilgili yasal işlemler, yasal tespitler, cumhuriyet savcılıklarının talimatlarına göre halen yürütülen projeli operasyonlarla da bu işin takibi mutlaka yapılıyor, yapılacaktır ve halkı kışkırtmaya çalışanlarla ilgili mutlaka kanuni gereği de ifa edilmiş olacaktır" dedi.
Diplomatik pasaportu olmayan 7 kişi gözaltına alındı

İçişleri Bakanı Muammer Güler, İstanbul'da 6 ve Ankara'da 1 yabancı uyruklu kişinin gözaltına alındığını belirterek, diplomatik pasaportu bulunmayan bu kişilerin ikisinin Fransız, birinin Yunan, birinin ABD, birinin Alman, ikisinin de İran vatandaşı olduğunu bildirdi. 
Muammer Güler, "Son güne kadar 117 gözaltı vardı, şu an itibarıyla hiç kimsenin gözaltında olmadığını, sadece İzmir'de bir, iki gözaltının kaldığını belirtmek istiyorum" dedi.

Bakan Güler, hiç kimsenin hak arama özgürlüğünü kısıtlama meraklısı olmadıklarını ve böyle bir niyetleri bulunmadığını belirterek, "Hak arama özgürlükleri meşru sınırlar içinde kaldığı sürece de herhangi bir müdahale de söz konusu değildir, olmayacaktır" diye konuştu. 

5 Haziran 2013 Çarşamba

06 Haziran 2013 00:17 Ankara Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, "Cenabıhakkın verdiği vasıtalarla, dille, kalple, akılla birbirimizle konuşalım. Taşla, sopayla, gazla, bombayla değil, dille"

Birbirimizle taşla sopayla değil dille kalple konuşalım

06 Haziran 2013 00:17 Ankara

 

Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, "Cenabıhakkın verdiği vasıtalarla, dille, kalple, akılla birbirimizle konuşalım. Taşla, sopayla, gazla, bombayla değil, dille" dedi.


Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, "Cenabıhakkın verdiği vasıtalarla, dille, kalple, akılla birbirimizle konuşalım. Taşla, sopayla, gazla, bombayla değil, dille" dedi.

Başkentte Miraç Kandili dolayısıyla Ahmet Hamdi Akseki, Hacı Bayram-ı Veli ve Kocatepe camilerinin de aralarında bulunduğu birçok camide mevlit okundu, dualar edildi. 

Ahmet Hamdi Akseki Camisi'nde gerçekleştirilen programa katılan Görmez, buradaki konuşmasında Miraç'ın "arınma ve yükseliş" anlamına geldiğini söyledi.

İnsanların miracının namaz olduğunu dile getiren Görmez, bu gecenin namaz kılınarak, dua ve Kur'an-ı Kerim okunarak eda edilmesi gerektiğini dile getirdi. 

Görmez, Miraç'ın, "beşer olmaktan insan olmaya yükseliş" anlamına geldiğini belirterek, şöyle konuştu:

"İç huzurumuzun, muhabbet ve kardeşliğimizin biraz zedelenmeye başladığı, öfke, kibir, gururla köpüren nefislerimizin duygularımıza, vicdanımıza hükmettiği, aklıselimin, sağduyunun sesini yeteri kadar duyuramadığı, bilerek ya da bilmeyerek birbirimizi incittiğimiz, öfkelerimizin sokaklara, meydanlara taştığı  şu hüzünlü günlerde, bir hazık hekim gibi, bir şifa reçetesi olarak imdadımıza yetişen, ruhumuzu serinleten mübarek Miraç Kandilimizi başımıza tac edelim."  

Bu güzel kandilin, ilahi müjdelerle, bağış ve lütuflarla, ikram ve ihsanlarla, sevgiyle, hasretle, özleyerek, doya doya kutlanması çağrısında bulunan Görmez, şunları söyledi:

"Miraç Kandili vesilesiyle hatırlatmak isterim ki tarih boyunca, bizler farklılıklarımızı zenginlik olarak kabul eden bir medeniyetin çocuklarıyız ve her zamankinden daha fazla birbirimize karşı hoşgörülü olmalıyız. Kalbimizi birbirine açmalıyız. Gönüllerimiz birbirine açılmalı, birbirimizle daha çok konuşmalıyız, birbirimizi daha çok dinlemeliyiz. Birbirimizi daha çok anlamaya çalışmalıyız ama Cenabıhakkın verdiği vasıtalarla, dille, kalple, akılla biribirimizle konuşalım. Taşla, sopayla, gazla, bombayla değil, dille. Allah'ın bize beyan aracı olarak verdiği bir dil nimeti var. Hele hele bütün dillerin tercümanı olan bir gönül var ve akıl var. Bu büyük vasıtalarla birbirimizle konuşalım."

Kerry'nin Türkiye'yi kategorize etme çabası yoktu 05 Haziran 2013 23:42 Washington ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Psaki, ABD Dışişleri Bakanı Kerry'nin Türkiye'yi hiçbir şekilde kategorize etme gibi bir çabasının bulunmadığını söyledi

Kerry'nin Türkiye'yi kategorize etme çabası yoktu


05 Haziran 2013 23:42 Washington

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Psaki, ABD Dışişleri Bakanı Kerry'nin Türkiye'yi hiçbir şekilde kategorize etme gibi bir çabasının bulunmadığını söyledi.




ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Jen Psaki, ABD Dışişleri Bakanı John Kerry'nin "Türkiye'yi hiçbir şekilde kategorize etme gibi bir çabasının bulunmadığını" belirterek, "Barışçıl gösterilerin onaylanmasına yönelik çağrımıza devam edeceğiz" dedi.
Psaki, günlük basın toplantısında, Kerry ile Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu arasındaki telefon görüşmesine dair soru üzerine, iki bakanın çok pozitif çalışma ilişkisinin bulunduğunu, özellikle Suriye başta olmak üzere birçok konuda birlikte çok yakın çalıştıklarını ve bu şekilde çalışmaya devam edeceklerinde de hiçbir kuşkunun olmadığını söyledi.
Psaki, "Ancak bazı kaygılar olduğunda da Bakan Kerry ve bakanlıktaki diğer yetkililer çekimser duramaz ve geçtiğimiz birkaç gündür polisin acımasızlığına yönelik kaygılarımız var ve barışçıl gösterilerin onaylanmasına yönelik çağrımıza devam edeceğiz. Bu, bizim dünya genelinde yaptığımız bir şey. Bakan Kerry'nin, yapılması gerekenler noktasındaki inancını dile getirme, olaylarla ilgili sakinlik çağrısına desteğini ifade etme ve Bakan Davutoğlu ile çok pozitif çalışma ilişkisine sürdürme dışında, Türkiye'yi hiçbir şekilde kategorize etme gibi bir çabası yoktu" diye konuştu.
"Sakinlik çağrılarını görmekten memnun"
"Yani Türkiye'yi ikinci sınıf demokrasi olarak değerlendirmiyorsunuz?" sorusuna Psaki, "Hayır" yanıtını verdi. 
Türkiye ile çok iyi ve olumlu çalışma ilişkilerinin bulunduğunu, Kerry ve Davutoğlu'nun "Epeyce dostluk kurmaya" başladığını dile getiren Psaki, "En yıkıcı küresel krizlerden biri olan" Suriye ve diğer  krizlerde birlikte çalıştıklarını ve çalışmaya devam edeceklerini bildirdi. 
Psaki, "Türkiye'nin demokrasisinin yeterince olgun olduğunu ve bunun üstesinden gelinebileceğini düşünüyor musunuz?" sorusu üzerine, "Bakan Kerry, bu konuda (sorunun çözümü) ilerlemeye devam edileceğine güveninin tam olduğunu söyledi, sakinlik çağrılarını görmekten memnun ve bunun devam etmesini umuyor. Türkiye ile birçok konuda çalışması arzu ediyoruz" ifadesini kullandı. 
"Bugün yardımcı olacak en iyi şeyin, Türkiye'de tüm yetkililerin sakinlik çağrısı yapması ile barışçıl protestoları desteklemesi ve kabul etmesi olduğunu" dile getiren Psaki, ABD olarak bu konudaki görüşlerini de Türk yetkililerle paylaşmayı sürdüreceklerini kaydetti.


 

Obama'nın ekibinde kritik değişiklikler

05 Haziran 2013 23:01 

 

ABD Başkanı Barack Obama, yeni ulusal güvenlik danışmanının Sesan Rice, ABD'nin yeni BM Büyükelçisi'nin de Samantha Power olacağını açıkladı.

 

ABD Başkanı Barack Obama, yeni ulusal güvenlik danışmanının Sesan Rice, ABD'nin yeni  BM Büyükelçisi'nin de Samantha Power olacağını açıkladı.

Obama, Beyaz Saray'ın Gül Bahçesi'nde düzenlediği basın toplantısına, şu andaki ulusal güvenlik danışmanı Ton Donilon, Rice ve Power ile katıldı. 

Bu üç yetkilinin de kendilerini Amerika'ya adamış kişiler olduğunu belirten Obama, onlar sayesinde Amerika'nın daha güvenli olduğunu söyledi. Obama, "Onlarla gurur duyuyorum" dedi. Ardından Obama, tek tek Donilon, Rice ve Power'ın çalışmaları ve başarılarından bahsetti. Obama, Donilon'un görevini temmuz başında bırakacağını ve görev değişikliklerinin de bu zamanda gerçekleşeceğini bildirdi.

Donilon, Rice ve Power da konuşmalarında, ülkelerine hizmet etmekten onur duyduklarını dile getirerek, Obama'ya kendilerine güvendiği ve ekibinde yer almalarını sağladığı için teşekkür etti. 

Tom Donilon, Obama ilk göreve geldiğinden bu yana ABD Başkanı'nın dış politika başdanışmanıydı. Obama'nın "sırdaşı" olarak bilinen ulusal güvenlik danışma Susan Rice da Libya'daki ABD diplomatik misyonuna yönelik saldırıyla ilgili açıklamaları nedeniyle Cumhuriyetçilerin eleştirilerine hedef olmuştu. Rice, televizyonda yayımlanan söyleşilerde, saldırının, spontane gelişmiş olabileceğini söylemesine rağmen, bunun doğru olmadığı sonradan ortaya çıkmıştı. Obama, Rice'ı, Hillary Clinton'ın ardından dışişleri bakanlığı görevine düşünüyordu ama Cumhuriyetçilerden gelen aşırı tepkiler  ve Senato'daki onay sürecinin birçok problem yaratacağının görülmesi üzerine, Obama'ya mektup yazan Rice, böylesi bir göreve aday gösterilmemesini rica etmişti. 

Obama'nın Rice için bu atamayı düşündüğü uzun süredir biliniyordu. Ulusal güvenlik danışmanlığı görevine için Rice'in Senato'dan onay almasının gerekmemesi de Obama'nın elini kolaylaştıran unsurlardan biri oldu. Cumhuriyetçiler ise hala Rice'a olumsuz baksa da yeni görevinde onunla birlikte çalışmayı kabul ediyor.

Obama'nın ekibinde kritik değişiklikler 05 Haziran 2013 23:01 Washington ABD Başkanı Barack Obama, yeni ulusal güvenlik danışmanının Sesan Rice, ABD'nin yeni BM Büyükelçisi'nin de Samantha Power olacağını açıkladı

Obama'nın ekibinde kritik değişiklikler

05 Haziran 2013 23:01 Washington

ABD Başkanı Barack Obama, yeni ulusal güvenlik danışmanının Sesan Rice, ABD'nin yeni BM Büyükelçisi'nin de Samantha Power olacağını açıkladı.

 


ABD Başkanı Barack Obama, yeni ulusal güvenlik danışmanının Sesan Rice, ABD'nin yeni  BM Büyükelçisi'nin de Samantha Power olacağını açıkladı.

Obama, Beyaz Saray'ın Gül Bahçesi'nde düzenlediği basın toplantısına, şu andaki ulusal güvenlik danışmanı Ton Donilon, Rice ve Power ile katıldı. 

Bu üç yetkilinin de kendilerini Amerika'ya adamış kişiler olduğunu belirten Obama, onlar sayesinde Amerika'nın daha güvenli olduğunu söyledi. Obama, "Onlarla gurur duyuyorum" dedi. Ardından Obama, tek tek Donilon, Rice ve Power'ın çalışmaları ve başarılarından bahsetti. Obama, Donilon'un görevini temmuz başında bırakacağını ve görev değişikliklerinin de bu zamanda gerçekleşeceğini bildirdi.

Donilon, Rice ve Power da konuşmalarında, ülkelerine hizmet etmekten onur duyduklarını dile getirerek, Obama'ya kendilerine güvendiği ve ekibinde yer almalarını sağladığı için teşekkür etti. 

Tom Donilon, Obama ilk göreve geldiğinden bu yana ABD Başkanı'nın dış politika başdanışmanıydı. Obama'nın "sırdaşı" olarak bilinen ulusal güvenlik danışma Susan Rice da Libya'daki ABD diplomatik misyonuna yönelik saldırıyla ilgili açıklamaları nedeniyle Cumhuriyetçilerin eleştirilerine hedef olmuştu. Rice, televizyonda yayımlanan söyleşilerde, saldırının, spontane gelişmiş olabileceğini söylemesine rağmen, bunun doğru olmadığı sonradan ortaya çıkmıştı. Obama, Rice'ı, Hillary Clinton'ın ardından dışişleri bakanlığı görevine düşünüyordu ama Cumhuriyetçilerden gelen aşırı tepkiler  ve Senato'daki onay sürecinin birçok problem yaratacağının görülmesi üzerine, Obama'ya mektup yazan Rice, böylesi bir göreve aday gösterilmemesini rica etmişti. 

Obama'nın Rice için bu atamayı düşündüğü uzun süredir biliniyordu. Ulusal güvenlik danışmanlığı görevine için Rice'in Senato'dan onay almasının gerekmemesi de Obama'nın elini kolaylaştıran unsurlardan biri oldu. Cumhuriyetçiler ise hala Rice'a olumsuz baksa da yeni görevinde onunla birlikte çalışmayı kabul ediyor.

Başbakan Erdoğan Tunus'ta 05 Haziran 2013 22:31 Tunus Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, resmi temaslarda bulunmak üzere gittiği Tunus'ta, Kartaca Başkanlık Havaalanı'nda resmi törenle karşılandı

Başbakan Erdoğan Tunus'ta

05 Haziran 2013 22:31 Tunus

 






Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, resmi 

temaslarda bulunmak üzere gittiği Tunus'ta, 

Kartaca Başkanlık Havaalanı'nda resmi törenle

 karşılandı.


 

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, resmi 

temaslarda bulunmak üzere Tunus'a 

geldi. Erdoğan,  Kartaca Başkanlık 

Havaalanı'nda resmi törenle karşılandı.

 

 

Erdoğan ve beraberindeki heyeti taşıyan 

"ANA" uçağı, TSİ: 21.25'te Tunus'taki Kartaca

 Başkanlık Havaalanı'na indi. Havaalanında 

Erdoğan'ı, Tunus Başbakanı Ali el-Urayyid ve 

diğer ilgililer karşıladı. 

 

Erdoğan, tören mangasını selamlarken, bu sırada fotomuhabirleri ve kameramanlar da hareket halindeki mobil bir stantta görüntü 

aldı. 

 

Başbakan Erdoğan, daha sonra resmi 

programı kapsamında Tunus Başbakanı 

Urayyid ile bir araya gelmek üzere Tunus 

Devlet Konukevi'ne hareket etti.

 

Başbakan 

Erdoğan'ın konvoyunun geçtiği güzergahların 

Türk bayraklarıyla donatıldığı 

gözlendi. Erdoğan'ın Tunus ziyaretini çok 

sayıda gazeteci takip ediyor. 

 

Erdoğan'la eşi Emine Erdoğan, kızı Sümeyye 

Erdoğan, Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, 

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu da Tunus'a 

geldi.

Tunus'taki temaslarında, Başbakan Erdoğan'a 

refakat edecek heyette, Ekonomi Bakanı Zafer 

Çağlayan, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı 

Mehdi Eker, Ulaştırma Denizcilik ve 

Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım ile çok 

sayıda iş adamı bulunuyor.

 

 

Bizim için en güvenilir enerji kaynağı Cezayir

05 Haziran 2013 20:51 

 

Başbakan Erdoğan, 

"Bizim için en güvenilir enerji kaynağı, dost ve kardeş ülke Cezayir'dir. Cezayir yakın işbirliği yapacağımız değerli bir ortak" 

 dedi.

 

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Cezayir'deki temasları kapsamında, Tosyalı Holding'in Cezayir'in Oran kentinde yaptırdığı demir çelik tesisinin açılış törenine katıldı. 

Törendeki konuşmasında, Cezayir'in Türkiye için hiçbir zaman uzak olmadığına vurgu yapan Başbakan Erdoğan, şunları söyledi:

"Cezayir bizden hiçbir zaman ayrı olmadı. Siyasi olarak ayrı kaldığımız dönemde dahi halklarımız her zaman kendilerini birbirlerine yakın hissetti. Tarihimizin en ihtişamlı dönemleri hiç şüphesiz birlikte olduğumuz, aynı bayrağın altında birlikte yaşadığımız dönemlerdir. Barbaros Hayrettin Paşa'nın başlattığı bu bağ, yüzyıllarca devam etmiştir. Bundan 80 yıl önce Cezayir'i savunurken, şehit askerlerimiz anısına yakılan ağıtlar türküler hala dillerde ve gönüllerdedir. Bugün hala ülkemizin bazı yerlerinde sazı sözü müzikli muhabbetlerin kapanış türküsü Cezayir türküsüdür."

Başbakan Erdoğan, konuşması sırasında Cezayir türküsünün sözlerini okurken, tercümanlara da sözleri doğru çevirmeleri için uyarıda bulundu.

Erdoğan daha sonra türkünün, "Cezayir'in ufak tefek evleri, içindedir ağaları beyleri. Türkçe bilmez mani söyler dilleri, Tunus, Trablus, Cezayir of. Cezayir'in duman bağlar başında, cümle alem senin peşinde..." dizelerini okudu. 

Başbakan Erdoğan bu türkünün, Türk halkının Cezayir'e bakışını yansıttığını dile getirerek, "Cezayir ile olan ortak tarihimizle gurur duyuyoruz. Aynı gururu Cezayir halkının da duyduğunu büyük memnuniyetle görüyorum. Artık bizim birlikteliğimizi tarihte bırakmamalı, her düzeyde karşılıklı ziyaret ile yeniden kucaklaşmalı, yeniden daha güçlü şekilde birlikte olmanın yolunu açmalıyız" değerlendirmesinde bulundu.

Geçen yıl Türkiye'yi 100 binden fazla Cezayirli turistin ziyaret ettiğini hatırlatan Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:

"Bu sayı önemli olmakla birlikte yeterli değil. Buradan sizin önünüzde Cezayir halkına çağrıda bulunuyorum: Türkiye sizin ikinci değil, asli evinizdir. Lütfen her fırsatta Türkiye'ye gelin, misafirimiz olun. Bu çağrıyı kendi vatandaşlarıma da yapıyorum: Her fırsatta, Cezayir'e gidin, buradaki kardeşlerinizle buluşun, dertleşin. Bu vesileyle  ekonomik ve kültürel olarak karşılıklı ilişkilerimizi geliştirin."

Erdoğan, en son 2006'da geldiği Cezayir'in o tarihten bu yana kalkınma ve gelişme yönünde önemli ilerlemeler kaydettiğini ifade etti. 

Cezayir'in gerek insan kaynakları gerek doğal kaynaklar olarak önemli imkanlara sahip olduğunu hatırlatan Erdoğan, "Cezayir'in bu potansiyeli ile en kısa zamanda dünyanın ileri devletlerinin arasındaki yerini alacağına samimiyetle inanıyorum" ifadesini kullandı.

Konuşmasında bugünün Miraç Kandili olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Bu önemli Miraç gününde, Cezayir'in tedavi gören Cumhurbaşkanı Abdülaziz Buteflika'ya Allah'tan acil şifalar vermesini diliyorum" diye konuştu.

Türkiye ile Cezayir'in her alanda çok iyi ilişkilere sahip olduğuna işaret eden Erdoğan, "Türk yatırımcılarının Cezayir'de 200'e yakın projeleri bulunduğu, iki ülkenin karşılıklı ticaret hacminin ise 5 milyar dolar seviyesine ulaştığı" bilgisini aktardı.

Erdoğan, konuşmasında, "Ticaret ve yatırım miktarlarını en kısa zamanda karşılıklı 10'ar milyar dolar seviyesine çıkaracağımıza inanıyorum" ifadesine yer verdi.

Cezayir ve Türkiye ekonomilerinin birbirlerini tamamlayıcı nitelikte olduğunu anlatan Erdoğan, şöyle devam etti: "Türkiye hızla büyüyor, dolayısıyla enerji ihtiyacı sürekli artıyor. Bizim için en güvenilir enerji kaynağı, dost ve kardeş ülke Cezayir'dir. Türkiye alt yapı ve inşaat alanında dünyanın ilk 3 ülkesi arasında. Biz Cezayir'i Afrika'nın diğer ülkeleri için de yakın işbirliği yapacağımız değerli bir ortak olarak görüyoruz."

İki ülke arasındaki ticari ve ekonomik ilişkilerin daha ileri seviyeye taşınmasında, özel sektöre önemli görevler düştüğüne dikkati çeken Erdoğan, Cezayir'de iş yapan firmalara her türlü desteği verdiklerini, bundan sonra da vereceklerini dile getirdi. 

Son yıllarda Cezayir'deki fuarlara katılan Türk firmalarının sayısındaki artışın da kendilerini mutlu ettiğini bildiren Başbakan Erdoğan, Türk yatırımcıların Cezayirli muadilleri ile ortaklıklar kurarak, Cezayir ekonomisine katkı sağlamalarını arzu ettiklerini söyledi. 

Törene Erdoğan'ın yanı sıra, Cezayir Başbakanı Abdülmelik Selal, Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım  ile Cezayirli bazı bakanlar da katıldı. 

Tosyalı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı Erdoğan ve Selal'e İstanbul ve Cezayir'i tasvir eden resim hediye etti. Başbakan Erdoğan'ın konuşması sık sık alkışlarla kesildi. Başbakan Erdoğan ve Cezayir Başbakanı Selal daha sonra başlarına baret takarak ve yelek giyerek tesislerde incelemede bulundu. İki başbakan üretilmiş demirlerin üzerine Türk ve Cezayir bayraklarını astı. 

Başbakan Erdoğan daha sonra Cezayirli mevkidaşı Abdülmelik Sellal'la Vahran kenti yakınlarındaki sanayi bölgesini gezdi.

Burada devlete ait Cezayir Doğalgaz ve Enerji Şirketi "Sonatrach" hakkında Başbakan Erdoğan'a brifing verildi.

Şirket Müdürü Abdülhamit Zergi, şirketin faaliyetleri, ihracat ve yatırımlarını anlattı. Erdoğan, daha sonra sanayi bölgesindeki doğalgaz sıvılaştırma tesisi ve limanı da gezdi. Burada da Erdoğan'a bilgi veren Cezayirli yetkililer,Türkiye'ye ihraç edilen doğalgazın da bu limandan gönderildiğini, gazın burada sıvılaştırıldıktan sonra gemilere yüklenerek, BOTAŞ'a satıldığını belirtti.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, daha sonra "ANA" uçağı ile Tunus'a hareket etti. Erdoğan'ı, havalimanından Cezayir Başbakanı Abdülmelik Selal ile öteki ilgililer uğurladı. 

Philadelphia'da bina çöktü 05 Haziran 2013 21:26 Philadeplhia ABD'nin Philadeplhia kentinde 3 katlı bir binanın çökmesi sonucu iki kişinin enkaz altında kaldığı bildirildi

Philadelphia'da bina çöktü

05 Haziran 2013 21:26 Philadeplhia 

ABD'nin Philadeplhia kentinde 3 katlı bir binanın çökmesi sonucu iki kişinin enkaz altında kaldığı bildirildi.


 

ABD'nin Philadeplhia kentinde 3 katlı bir binanın çökmesi sonucu iki kişinin enkaz altında kaldığı bildirildi.

Kurtarma ekipleri, enkaz altında kalanların yerinin tespit edildiğini ve kurtarma çalışmalarının sürdüğünü belirtti.

Enkazdan 12 kişinin çıkarıldığı ve hastaneye kaldırıldığı açıklandı.

Binanın çökme nedeni henüz bilinmiyor. 


Suriye dış işgale maruz kalmıştır 05 Haziran 2013 21:09 İstanbul SMDK Geçici Başkanı Sabra, "Suriye, dış işgale maruz kalmıştır. Rejim yabancıların silahları olmadan ayakta kalamaz"

Suriye dış işgale maruz kalmıştır

05 Haziran 2013 21:09 İstanbul

SMDK Geçici Başkanı Sabra,

 "Suriye, dış işgale maruz kalmıştır. Rejim yabancıların silahları olmadan ayakta kalamaz"

 dedi.

 

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu  (SMDK) Geçici Başkanı George Sabra,  "Suriye, dış işgale maruz kalmıştır. Rejim yabancıların silahları olmadan ayakta kalamaz" dedi.

Sabra, Suriye rejiminin Kusayr'ı ele geçirdiğini bildirmesi üzerine yaptığı açıklamada, uluslararası Kızılhaç ve Suriye Kızılayı'ndan, "işgalciler" olarak nitelendirdiği saldırganlar tarafından yaralanan kişilerin tedavisi için ilçeye bir an önce insani yardımda bulunmasını isteyerek, hayati tehlikesi bulunan yüzlerce yaralının bulunduğuna işaret etti.

Kusayr'ın kırsalındaki el-Buveyda kasabasında 15 bin sivilin hayatının tehlikede olduğunu vurgulayan Sabra, uluslararası toplumu da bir an önce harekete geçmeye çağırdı.

"Kusayr direnişi"nde eşsiz bir kahramanlık örneği gösterdiklerini ifade ederek, ''devrimcileri'' selamlayan Sabra, Suriye'nin özgürleştirilmesi için ''direnişin'' kesintisiz süreceğini dile getirdi.

Sabra, Suriye rejiminin yanında savaşan Şiilere ise "Sünni komşularınızla iyi komşuluk ve kardeşlik bağlarını koparıyorsunuz" diye seslendi. 

Esed rejimine bağlı güçler, bugün Suriye'nin Humus'a bağlı Kusayr ilçesinin merkezini ele geçirmişti.

Merkezi Cenevre'de bulunan Uluslararası Kızılhaç Komitesi (ICRC), Kusayr'daki sivil nüfusun can güvenliğinin olmadığı, saldırılarda yaralananların acilen bölgeden çıkartılması gerektiğini kaydetmişti.

Başkent Şam'ı sahil bölgesine bağlayan stratejik önemdeki Kusayr'da üç haftadır Hizbullah'ın desteklediği rejim güçleri ile muhalifler arasında şiddetli çatışmalar yaşanıyordu.

Bizim için en güvenilir enerji kaynağı Cezayir 05 Haziran 2013 20:51 Oran Başbakan Erdoğan, "Bizim için en güvenilir enerji kaynağı, dost ve kardeş ülke Cezayir'dir. Cezayir yakın işbirliği yapacağımız değerli bir ortak"

Bizim için en güvenilir enerji kaynağı Cezayir

05 Haziran 2013 20:51 Oran

Başbakan Erdoğan, 

"Bizim için en güvenilir enerji kaynağı, dost ve 

kardeş ülke Cezayir'dir. Cezayir yakın işbirliği 

yapacağımız değerli bir ortak" 

dedi.

 

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Cezayir'deki temasları kapsamında, Tosyalı Holding'in Cezayir'in Oran kentinde yaptırdığı demir çelik tesisinin açılış törenine katıldı. 

Törendeki konuşmasında, Cezayir'in Türkiye için hiçbir zaman uzak olmadığına vurgu yapan Başbakan Erdoğan, şunları söyledi:

"Cezayir bizden hiçbir zaman ayrı olmadı. Siyasi olarak ayrı kaldığımız dönemde dahi halklarımız her zaman kendilerini birbirlerine yakın hissetti. Tarihimizin en ihtişamlı dönemleri hiç şüphesiz birlikte olduğumuz, aynı bayrağın altında birlikte yaşadığımız dönemlerdir. Barbaros Hayrettin Paşa'nın başlattığı bu bağ, yüzyıllarca devam etmiştir. Bundan 80 yıl önce Cezayir'i savunurken, şehit askerlerimiz anısına yakılan ağıtlar türküler hala dillerde ve gönüllerdedir. Bugün hala ülkemizin bazı yerlerinde sazı sözü müzikli muhabbetlerin kapanış türküsü Cezayir türküsüdür."

Cezayir türküsünü okudu

Başbakan Erdoğan, konuşması sırasında Cezayir türküsünün sözlerini okurken, tercümanlara da sözleri doğru çevirmeleri için uyarıda bulundu.

Erdoğan daha sonra türkünün, "Cezayir'in ufak tefek evleri, içindedir ağaları beyleri. Türkçe bilmez mani söyler dilleri, Tunus, Trablus, Cezayir of. Cezayir'in duman bağlar başında, cümle alem senin peşinde..." dizelerini okudu. 

Başbakan Erdoğan bu türkünün, Türk halkının Cezayir'e bakışını yansıttığını dile getirerek, "Cezayir ile olan ortak tarihimizle gurur duyuyoruz. Aynı gururu Cezayir halkının da duyduğunu büyük memnuniyetle görüyorum. Artık bizim birlikteliğimizi tarihte bırakmamalı, her düzeyde karşılıklı ziyaret ile yeniden kucaklaşmalı, yeniden daha güçlü şekilde birlikte olmanın yolunu açmalıyız" değerlendirmesinde bulundu.

Geçen yıl Türkiye'yi 100 binden fazla Cezayirli turistin ziyaret ettiğini hatırlatan Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:

"Bu sayı önemli olmakla birlikte yeterli değil. Buradan sizin önünüzde Cezayir halkına çağrıda bulunuyorum: Türkiye sizin ikinci değil, asli evinizdir. Lütfen her fırsatta Türkiye'ye gelin, misafirimiz olun. Bu çağrıyı kendi vatandaşlarıma da yapıyorum: Her fırsatta, Cezayir'e gidin, buradaki kardeşlerinizle buluşun, dertleşin. Bu vesileyle  ekonomik ve kültürel olarak karşılıklı ilişkilerimizi geliştirin."

Erdoğan, en son 2006'da geldiği Cezayir'in o tarihten bu yana kalkınma ve gelişme yönünde önemli ilerlemeler kaydettiğini ifade etti. 

Cezayir'in gerek insan kaynakları gerek doğal kaynaklar olarak önemli imkanlara sahip olduğunu hatırlatan Erdoğan, "Cezayir'in bu potansiyeli ile en kısa zamanda dünyanın ileri devletlerinin arasındaki yerini alacağına samimiyetle inanıyorum" ifadesini kullandı.

Konuşmasında bugünün Miraç Kandili olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Bu önemli Miraç gününde, Cezayir'in tedavi gören Cumhurbaşkanı Abdülaziz Buteflika'ya Allah'tan acil şifalar vermesini diliyorum" diye konuştu.

10 milyar dolar hedefi

Türkiye ile Cezayir'in her alanda çok iyi ilişkilere sahip olduğuna işaret eden Erdoğan, "Türk yatırımcılarının Cezayir'de 200'e yakın projeleri bulunduğu, iki ülkenin karşılıklı ticaret hacminin ise 5 milyar dolar seviyesine ulaştığı" bilgisini aktardı.

Erdoğan, konuşmasında, "Ticaret ve yatırım miktarlarını en kısa zamanda karşılıklı 10'ar milyar dolar seviyesine çıkaracağımıza inanıyorum" ifadesine yer verdi.

Cezayir ve Türkiye ekonomilerinin birbirlerini tamamlayıcı nitelikte olduğunu anlatan Erdoğan, şöyle devam etti: "Türkiye hızla büyüyor, dolayısıyla enerji ihtiyacı sürekli artıyor. Bizim için en güvenilir enerji kaynağı, dost ve kardeş ülke Cezayir'dir. Türkiye alt yapı ve inşaat alanında dünyanın ilk 3 ülkesi arasında. Biz Cezayir'i Afrika'nın diğer ülkeleri için de yakın işbirliği yapacağımız değerli bir ortak olarak görüyoruz."

İki ülke arasındaki ticari ve ekonomik ilişkilerin daha ileri seviyeye taşınmasında, özel sektöre önemli görevler düştüğüne dikkati çeken Erdoğan, Cezayir'de iş yapan firmalara her türlü desteği verdiklerini, bundan sonra da vereceklerini dile getirdi. 

Son yıllarda Cezayir'deki fuarlara katılan Türk firmalarının sayısındaki artışın da kendilerini mutlu ettiğini bildiren Başbakan Erdoğan, Türk yatırımcıların Cezayirli muadilleri ile ortaklıklar kurarak, Cezayir ekonomisine katkı sağlamalarını arzu ettiklerini söyledi. 

Törenden notlar

Törene Erdoğan'ın yanı sıra, Cezayir Başbakanı Abdülmelik Selal, Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım  ile Cezayirli bazı bakanlar da katıldı. 

Tosyalı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı Erdoğan ve Selal'e İstanbul ve Cezayir'i tasvir eden resim hediye etti. Başbakan Erdoğan'ın konuşması sık sık alkışlarla kesildi. Başbakan Erdoğan ve Cezayir Başbakanı Selal daha sonra başlarına baret takarak ve yelek giyerek tesislerde incelemede bulundu. İki başbakan üretilmiş demirlerin üzerine Türk ve Cezayir bayraklarını astı. 

Tosyalı Holding tarafından Cezayir'de kurulan demir çelik tesisleri 750 milyon 

dolarlık yatırımla gerçekleştirildi. 2011 yılında 

temeli atılan tesis, 19 ayda tamamlandı. 

Tesis, 

yıllık 1 milyar dolarlık ciro hedefi ve 1 milyon 

250 bin ton sıvı çelik üretim kapasitesiyle 

bölgenin en büyük demir çelik tesisi olma 

özelliği taşıyor. 

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, daha sonra 

"ANA" uçağı ile Tunus'a hareket etti. 

Erdoğan'ı, havalimanından Cezayir Başbakanı 

Abdülmelik Selal ile öteki ilgililer uğurladı. 

TBMM Başkanı Çiçek'ten işadamlarına "birlik" çağrısı 05 Haziran 2013 20:46 BÜKREŞ TBMM Başkanı Çiçek, Romanya'daki Türk iş adamlarına birlik olmaları çağrısında bulunarak, "Farklılıklar aranızda ayrışmaya bahane olmamalı. Siyasetçilere bakarak ayrışmayın"

TBMM Başkanı Çiçek'ten işadamlarına "birlik" çağrısı

05 Haziran 2013 20:46 BÜKREŞ
TBMM Başkanı Çiçek, Romanya'daki Türk iş adamlarına birlik olmaları çağrısında bulunarak, "Farklılıklar aranızda ayrışmaya bahane olmamalı. Siyasetçilere bakarak ayrışmayın" dedi.
 

TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Romanya'daki Türk iş adamlarına birlik olmaları çağrısında bulunarak, "Farklılıklar aranızda ayrışmaya bahane olmamalı. Siyasetçilere bakarak ayrışmayın. Siyaset kurumu olarak iyi örnek olamıyoruz" dedi. 
Çiçek, Romanya Temsilciler Meclisi Başkanı Valeriu Zgonea tarafından onuruna verilen öğle yemeğinin ardından Senato'ya geçerek, Senato Başkanı Crin Antonescu ile bir araya geldi.
Çiçek, daha sonra Romanya Cumhurbaşkanı Basescu tarafından kabul edildi. Cumhurbaşkanlığı Sarayı'ndaki basına kapalı görüşme yarım saat sürdü. 
Romanya Temsilciler Meclisi Başkanı Zgonea ile Bükreş'te Birinci Dünya Savaşı yıllarında Romanya'da şehit düşen Türk askerleri anısına 2000 yılında yapılan Türk Şehitliği'ne giden Çiçek, anıta çelenk bıraktı ve saygı duruşunda bulundu. Çiçek, şehit kabirlerine kırmızı ve beyaz karanfiller bıraktı. Şehitlikte gayrimüslim mezarlarının da bulunduğu bilgisi verilen Çiçek, bu kabirlerden ikisine de karanfil bıraktı. Çiçek, şehitlik özel defterini imzaladı.
Şehitliğin ardından Romanya Türk İşadamları Derneği'ne geçen Çiçek, burada Türk iş adamları ile bir araya geldi. Çiçek, burada yaptığı konuşmada, yurt dışındaki Türk işadamlarının çok geniş kesimlerle muhatap olduğunu belirterek, Türkiye'yi iyi temsil etmelerini istedi. 
"Birlik olun"
Yabancı ülkelerdeki Türk iş adamlarının Türkiye'yi iyi tanıtmasının hem kendilerinin hem devletin yararına olduğunu dile getiren Çiçek, "Sizin ortaya koyacağınız iyi izlenim gelecek nesillere aktaracağımız en iyi imaj olacaktır" diye konuştu. Yabancı ülkelerdeki iş adamlarının, bulundukları ülkelerin yasalarına ve kurallarına uymasını da isteyen Çiçek, Romen makamlarının bu ülkedeki Türk iş adamlarından memnuniyetini dile getirmesinden gurur duyduğunu vurguladı. 
Çiçek, her kesimde olduğu gibi iş adamları arasında da farklı düşünceler, inançlar olabileceğini ifade ederek, iş adamları için ortak çıkarın işleri büyütmek ve Türkiye'ye hizmet olduğunu söyledi. Birlik olunması halinde sorunların daha kolay aşılacağına işaret eden Çiçek, iş adamlarına, "Farklılıklar aranızda husumete, ayrışmaya bahane olmamalı. Gittiğimiz yerde 3 Türk varsa, 4 grup çıkarabiliyoruz. Siyasetçilere bakarak ayrışmayın. Siyaset kurumu olarak iyi örnek olamıyoruz. Bize bakmayın" diye seslendi. 

Olayların başlangıç amacıyla bir ilgisi kalmamış 05 Haziran 2013 19:30 Hukukçular Birliği Vakfı Başkanı Kılıçkaya, Taksim Gezi Parkı'ndaki olaylara ilişkin, "Olayların başlangıç amacıyla ilgisi kalmamış, kaos oluşturmayı amaçlayan çevrelerin taşeronluğuna dönüşmüştür"

Olayların başlangıç amacıyla bir ilgisi kalmamış

05 Haziran 2013 19:30 

Hukukçular Birliği Vakfı Başkanı Kılıçkaya, Taksim Gezi Parkı'ndaki olaylara ilişkin, "Olayların başlangıç amacıyla ilgisi kalmamış, kaos oluşturmayı amaçlayan çevrelerin taşeronluğuna dönüşmüştür" dedi.

Ankara

Hukukçular Birliği Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Sinan Kılıçkaya, Taksim Gezi Parkı'ndaki olaylara ilişkin, "Artık olayların başlangıç amacıyla bir ilgisi kalmadığını ve ülkede kaos oluşturmayı amaçlayan çevrelerin taşeronluğuna dönüştüğünü" ifade itti.

Kılıçkaya, yaptığı açıklamada, son günlerde yaşanan eylemlerin hukukun ve demokratik kuralların dışına çıktığına değinerek, özgürlüklerin sınırının, başkalarının haklarının başladığı yerde son bulduğunu anımsattı.

Olaylarda halkın canı ve malının ağır zarar gördüğünü vurgulayan Kılıçkaya, ülkede kaos oluşturmayı amaçlayan bu tür eylemlere prim verilmemesi gerektiğini ifade etti.

Kılıçkaya, sürece ilişkin yoğun bir bilgi kirliliği yaşandığını, bazı medya kuruluşlarının da olayları manipüle ederek, yaşanan anarşizmi masum gösterme çabası içine girdiklerini  ileri sürdü.

Eylemlerde yaralanan güvenlik mensubu sayısının, göstericilerin üç katından fazla olduğunu savunan Kılıçkaya, "Olay mecrasından çıkmıştır. Artık olayan başlangıç amacıyla bir ilgisi kalmamış, ülkede kaos oluşturmayı amaçlayan çevrelerin taşeronluğuna dönüşmüştür. Herkesin ve her kesimin dönüp kendisini sorgulama zamanı gelmiştir " ifadesini kullandı.

 

Ses bombası yaparken yakalandılar

05 Haziran 2013 19:44 

İzmir'de Taksim Gezi Parkı eylemlerinde kullanılmak üzere ses bombası imalatı yaptıkları iddia edilen 3 kişi yakalandı.

İzmir'de Taksim Gezi Parkı eylemlerinde kullanılmak üzere ses bombası imalatı yaptıkları iddia edilen 3 kişi 8 adet ses bombası ile birlikte yakaladı.