azsonra aktifsayfa

3 Nisan 2013 Çarşamba

Truva gerçek mi efsane mi 03 Nisan 2013 STANBUL

Truva gerçek mi efsane mi?

03 Nisan 2013

İSTANBUL

Popüler tarih dergisi Derin Tarih'in nisan 

sayısında, İyonyalı ozan Homeros'un İlyada 

Destanı'nda geçen Truvalıların gerçekte 

yaşamadığı iddialarına yer verildi.


Mustafa Armağan'ın genel yayın yönetmeni 

olduğu Derin Tarih'in nisan sayısı okurla 

buluştu.

Dergide yer alan Halid Kandemir imzalı 

'' Truva Savaşı gerçekte oldu mu?'' 

başlıklı yazıda,Truva Savaşı ve Truvalılara 

yönelik araştırmalar masaya yatırıldı.

Truvalıların gerçekte yaşamadığı görüşü, 

Tubingen Üniversitesi Öğretim üyesi Prof. Dr. 

Frank Kolb'un şu sözleriyle desteklendi: 

 

''Tarihte Truvalılar diye bir halk yok. 

İlyada'daki Truvalıların adları, Ae-neas ve 

Paris gibi Balkan isimlerinin oluşturduğu 

birkaç istisna dışında hep Yunanca'dır. 

Bir Truvalı etnik kimliği bulunmamaktadır ve 

ne Yunanlılar ne de Anadolu halkı tarihi 

anlatırken, Truvalılar diye bir halkın 

varlığından söz etmektedir.

Truva diye bir bölgeden yalnızcaTruva efsanesinde bahsedilir.

 

 İlyada'nın şairi tarafından Truva'da yaşadıkları tasvir edilen diğer kabileler aslında bu bölgede hiç yaşamamışlar. 

 

Lelegler, Pelasglar, Dryopes gibi kavimler ya da Larissa, Thebe, İlyosta ve Atina gibi yer adları Yunanistan'dadır. 

 

Bu yerler, özellikle Aşil'in toprakları olan Achaia Phtihiosis civarındaki Aeolia bölgesi civarındadır. 

 

Muhtemelen Truvalıların Aşil'in Akalılarca bozguna uğratıldığı savaş efsanesi, Aeolia Yunanlıları tarafından M.Ö. 11 ila 9. yüzyıllar arasında bir dönemde, Kuzeybatı Asya topraklarına taşındı. 

 

Bu kişiler, hikayeyi Hisarlık Tepesi'nde yer alan 

eski kalıntılara uydurarak, bu bölgede İlion'u 

kurdular ve onu civarındaki çevreye 

eklemlediler. İşte bu sözlü gelenek, Homeros'un

 İlyada'sına kadar giden yolu açmış oldu.''

 

 

Arkeoloji ve Sanat Dergisi Yayın yönetmeni 

Nezih Başgelen ise Çanakkale'de Truva'ya 

yönelik kazı çalışmaları yapan Alman arkeolog 

Heinrich Schliemann'ın bulgularının 

bilimsellikten uzak olduğunu savunuyor.  

Dergideki yazıda, Truvalıların yaşayıp 

yaşamadığına ilişkin karar okuyuculara bırakıldı.