Çözüme Selçuklu modeli
Selçuklu
üzerine araştırmalar yapan tarihçi Osman Gazi Özgüdenli,
'Selçuklu'nun
büyük bir coğrafyada pekçok etnik grubu tek bir çatı altında
buluşturması çözüme ilham
olmalı'
dedi.
02 NİSAN 2013
Cumhurbaşkanı
Abdullah Gül ile Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın her fırsatta yaptığı
'Selçuklu' vurgusu, 'Ortadoğu'da gittikçe güçlenen Yeni Türkiye için
Selçuklu tipi bir modeli geliştirebilir miyiz?' sorusunu da beraberinde
getirdi. Konuyu yakında 'Büyük Selçuklu Devleti Tarihi' adıyla kitabı
yayımlanacak olan yazma eserler uzmanı, Marmara Üniversitesi Öğretim
Üyesi Doç. Dr. Osman
Gazi
Özgüdenli'ye sorduk. 'Başbakanımız ve Cumhurbaşkanımızın yaptığı,
Selçuklu'dan bahsederek Osmanlı'nın arkasındaki büyük geleneği ortaya
çıkarabilmek' diyen Özgüdenli, 'Selçuklu'nun böylesine büyük bir
coğrafyada pek çok farklı etnik grubu tek bir çatı altında
buluşturabilmesi bugün bize de ilham olmalıdır. Çünkü inanıyorum ki, biz
bugün daha sınırlı bir coğrafyada çok daha fazlasını yapabiliriz. Yeter
ki o özgüveni Selçuklular'dan alalım' şeklinde belirtiyor.
Başbakan Erdoğan'ın Selçuklu medeniyetine sıkça vurgu yapmasını neye bağlıyorsunuz?
Başbakan
haklı, zira Selçuklu Devleti, Türklerin İslamiyet'le buluşmasından
sonra kurduğu en güçlü devletlerden birisi. Pek çok açıdan Osmanlı
kurumlarını, medeniyetini beslemiş, Osmanlı'ya kaynak oluşturmuş bir
medeniyet. Dolayısıyla Türk tarihinde Selçuklu döneminin çok özel bir
yere sahip olduğunu söyleyebilirim. Ancak maalesef Osmanlı kadar iyi
bilinmiyor.
Neden?
Herhalde
en önemli sebep, araştırmaların az, kaynakların da Türkçeye
kazandırılmamış olması. Bu nedenle de popüler olamamıştır. Zira
'Selçuklu' çalışacak bir kimsenin farklı coğrafyalara gitmesi, çok iyi
Farsça, Arapça bilmesi gerekir. Selçuklu'nun anavatanı İran'dır. İlk
önce Büyük Selçuklu daha sonra da Anadolu Selçuklular'ı kurulmuştur.
Aslında hepsi bir ağacın dalları gibidir. 80 yıl öncesine göre
Selçuklular'ı çok daha iyi biliyoruz, ama ne yazık ki henüz arzu edilen
seviyelere gelemediğimizi söylemeliyim.
Türkiye'de Osmanlı'dan çok yeni bir Selçuklu modeli oluşturma arayışı mı var?
Selçuklu
kendi medeniyetini kurarken içinde üç büyük unsur dikkat çekiyordu:
Türklerin Orta Asya'dan getirdikleri devlet gelenekleri, İran
coğrafyasında buldukları İslami gelenekler ve eski İran idari
gelenekleri. Selçuklu kendi sentezini bu üç büyük temel üzerinde kurdu
ve devletin içinde çok ince bir denge sözkonusuydu. Kimsenin hakkı
kimseye geçmezdi. Aynı zamanda inanılmaz bir hoşgörü ortamı vardı. Bu
nedenle Selçuklular'da bugüne ışık tutacak çok ders var.
GÜÇ VE CESARET ALABİLİRİZ
Farz edelim Selçuklu tipi bir model örnek alındı. Bu Yeni Türkiye'ye doğru bir sembol olur mu?
Geçmişteki
hiçbir sistemin ya da modelin birebir örnek alınmasının mümkün olduğunu
düşünmüyorum, ancak onların kültür, medeniyet, uygarlıkla ilgili
tecrübelerinden ve yarattıkları engin hoşgörü ortamından istifade etmek
mümkündür. Biz bugünkü sorunlarımızı bugünkü konjonktüre göre çözmek
durumundayız ama bunu yaparken de Selçuklu medeniyetinden güç ve cesaret
almalıyız.
OSMANLI'YA KAYNAK
Cumhurbaşkanı Gül de özellikle 'Selçuklu' diyor... Neden?
Çünkü
Selçuklular Anadolu'da çok güçlü bir medeniyet kurdular. Anadolu'ya
adeta damgalarını vurdular ve bu sadece siyasi anlamda değildi. Eğitime
çok önem verildi. O dönem pek çok kütüphane, medrese ve vakıf kuruldu.
Bu müesseseler daha sonraki dönemlerde Anadolu beylikleri ve Osmanlı
Devleti için de örnek oluşturdu. Selçuklular ciddi anlamda Osmanlı'yı
besledi. Konuyla ilgilenen insanların bunu görmesi hiç de zor değil.
İşte Cumhurbaşkanımız Gül ve Başbakan Erdoğan da bu insanlar
arasındadır.
Çözüm: İslam birlikteliği
Bugünkü sorunları, mesela Kürt sorununu Selçuklular'ın hangi tecrübesini kullanarak aşabiliriz?
Selçuklular'da
hiçbir milletin bir diğerinin önüne geçmediği, ama özünde Türk
hanedanına ve askerî unsuruna dayanan bir devlet anlayışı vardır. Özü
Türk olmakla birlikte diğer bütün unsurları dışlamayan, bunları
bütünleştiren bir sistem görüyoruz. Öyle ki bu sistem sonraları
Osmanlı'nın içinde de gelişerek devam etti.
Selçuklular için 'Kürtler' ne demekti?
O
dönemde Kürtler de pek çok etnik topluluk gibi Selçuklu Devleti'nin bir
parçasıydı, ama onları ön plana çıkaran, diğer topluluklardan ayıran
bir durum söz konusu değildi. Çünkü Selçuklu bu dünyaya etnik olarak
bakmıyordu. Selçuklu kimseyi dışlamayan bir İslam medeniyetiydi.
Bireyler hangi etnik kökenden gelirse gelsin, eşitti. Kürt asıllı ünlü
İslam komutanı Selahaddin Eyyübi buna iyi bir örnektir. Türk-Kürt
birlikteliği İslam kardeşliğinden geçiyordu. Bugünkü Kürt sorunun çözümü
için alabileceğimiz en iyi tecrübe de budur; yani ortak kader birliği
ve kardeşlik bağları. Bugün de Selçuklu yolunda ilerlemeliyiz.
Alparslan'ın ölümüne Ermeniler de çok üzüldü
Sizce Selçuklu'nun en büyük başarısı nedir?
Selçuklu'nun
Anadolu'nun fethinden kurduğu büyük medeniyete kadar pek çok büyük
başarısı vardır. Ancak, bence en büyük başarısı, Çin sınırlarından
Akdeniz'e kadar çok geniş bir coğrafyada pek çok farklı etnik ve dini
topluluğu birarada ve uyum içerisinde yaşatabilme becerisidir. Öyle ki,
devrin Ermeni ve Süryani kaynaklarında, Selçuklu Sultanı Alparslan ve
Melikşah'ın vefatının, Müslümanların yanısıra gayrimüslimlerde de çok
büyük bir üzüntü yarattığı kaydedilmiştir.
Selçuklu medeniyeti bize cesaret vermeli diyorsunuz yani...
Evet.
Ortaçağ'da İslam dünyası hem düşünce hem de kültür ve medeniyet olarak
batının çok ilerisindeydi. Selçuklu da kendi çağında batının çok
ötesinde bir medeniyetti. Biz bunu batı kaynaklarının hemen hemen
hepsinde görüyoruz. Örneğin batıda akıl hastaları 'şeytan' diye
öldürülürken, Selçuklular'da darüşşifalarda tedavi ediliyorlardı. Bugün
Selçuklu'yu örnek alarak batıdan daha üstün bir konuma gelebiliriz. Bu
nedenle Selçuklu araştırmalarının teşvik edilmesi gerekir. Çok sayıda
kaynak yayımlanmayı beklemektedir. Selçuklu'dan istifade edebilmemiz
araştırmaların gelişmesiyle çok daha mümkün hale gelecektir. Bu anlamda
resmi kurumlara büyük işler düşmektedir. Unutmamalıyız ki Selçuklu'yu
anlamak demek Osmanlı'yı da kendimizi de daha iyi anlamak demektir.
Milliyetçilik nedir bilmezdik biz
Selçuklular ülkede tüm unsurları tek bir çatı altında birleştirebilmeyi nasıl başardılar?
Selçuklular,
kendi kültürlerini farklı medeniyetlerin ulaştıkları tecrübelerin
üzerine inşa ettiler. Bunu yaparken de insanları dışlamadılar. Büyük
Selçuklu Devleti'nde Vezir Nizamülmülk ve bürokratlar İranlı,
medreselerde görev yapan önemli müderris ve kadılar Arap kökenlidir.
Sultanlar, halifeye gönderdikleri bir mektubu Arapça, -mesela-
Gaznelilere yazdıklarını ise Farsça olarak kaleme alıyorlar, ama kendi
yakın erkânlarıyla da Türkçe konuşuyorlardı. Yani hepsini birarada,
dışlamadan buluşturmayı becermiş bir medeniyetten bahsediyoruz. Keza bu
durum Osmanlı'da da devam etti. Diğer yandan Türk tarihinin hiçbir
döneminde etnik milliyetçilik nedir bilmedik biz. Türklük-Kürtlük ayrımı
Fransız İhtilali'nin etkileriyle ortaya çıkan bir olgu.
Geçmişten ilham almamız gerek
Selçuklu modeline göre Türkiye, Kürtlerin anadilde eğitim taleplerine olumlu bakmalı mı?
Selçuklular'da
yasak yoktu. İnsanlar çarşıda pazarda istedikleri dilleri
kullanabiliyorlardı. Ama eğitimde büyük medreselerde dersler Arapça ve
Farsça olarak veriliyordu. Ama ne Kürtler ne de farklı kökenli diğer
etnik topluluklar bu durumdan şikâyetçiydi. Çünkü özünde İranlısı da
Türkü de Arabı da Kürdü de herkes eşitti. Önemli olan liyakat ve o
işteki tecrübeydi. Hoşgörü ve tolerans tarihimizde fazlasıyla var.
Geçmiş dönemdeki tecrübelerden güç ve ilham alarak, bugünkü soruların
çözümlerini daha kolay bulabiliriz.
Sınırlı coğrafyada çok şey yapabiliriz
Osmanlı'yı paranteze alıp Selçuklu'yu öne çıkarmayı 'Osmanlı asırlarını mahkûm etmek' olarak algılayanlar için ne diyeceksiniz?
Selçuklu
da Osmanlı da tarihimizin çok önemli bir parçasıdır. Osmanlı,
Selçuklu'nun gelişerek devamından ibarettir. Osmanlı ve Selçuklu'yu
ayırarak konuşmak büyük bir yanlış olur, çünkü Osmanlı'nın en önemli güç
noktası Selçuklu'dur. Osmanlı'nın altında Selçuklu vardır. Selçuklu'nun
böylesine büyük bir coğrafyada pek çok farklı etnik grubu tek bir çatı
altında buluşturabilmesi bugün bize de ilham olmalıdır. Çünkü inanıyorum
ki, biz bugün daha sınırlı bir coğrafyada çok daha fazlasını
yapabiliriz. Yeter ki o özgüveni Selçuklular'dan alalım.
Anadolu şahlanacak
Selçuklular
döneminde Orta Anadolu şehirleri ekonomik olarak çok gelişmişti. Konya,
Kayseri, Sivas, Erzurum, Erzincan, Tokat, Amasya, Aksaray ticaretten
büyük pay alıyorlardı. Kültür faaliyetleriyle de çok gelişmişlerdi. Bu
nedenlerdir ki o dönemlerde büyük medreselere, kütüphanelere,
darüşşifalara bolca rastlıyoruz. Şehir kültürü çok gelişmişti. Anadolu
kendi çağının en gelişmiş ve en müreffeh zamanını Selçuklular döneminde
yaşadı. Anadolu, Selçuklular döneminde elde ettiği ekonomik
kalkınmışlığı tarihinin hiçbir döneminde yaşamadı. Bugün de Selçuklular
döneminde olduğu gibi Anadolu'da aynı ivmenin kazanılması için büyük bir
çaba sözkonusu. 'Anadolu Kaplanları' da bunun en iyi örneği. İnanıyorum
ki, Anadolu'da Selçuklular'daki benzer bir ekonomik kalkınmışlık
yeniden yaşanacak.