Sınırlı bir takvim içinde neticelendirilmeli
01 Mayıs 2013
Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, 3. Uluslararası Karadeniz
Sivil
Toplum Kuruluşları Forumu'na gelişinde gazetecilerin sorularını
yanıtladı.
Yeni anayasa çalışmalarına ilişkin bir soru üzerine
Bozdağ, işi zamana yaymanın doğru olmadığını dile getirdi.
Başından bu
yana sınırlı bir takvimle çalışmanın bütün partileri uzlaşmaya
zorlayacağını söylediklerini belirten Bozdağ, şöyle devam etti:
"Süreci
uzatmak yeni anayasa yapılmasını engellemek gibi bir sonuç da ortaya
çıkarabilir. Süreci uzata uzata 'ben yeni anayasa yapılması için Uzlaşma
Komisyonunda oturuyorum ama maç 90 dakika' gibi zamana oynadığınızda
bir seçim takvimi gelip sıkıştırıyor.
O zaman 'bu anayasa yapım süreci
akamete uğrar, bu anayasa yapılmaz mı' diye düşünüyor bilemiyorum
muhalefet partileri.
Baktığınız zaman sanki böyle bir şey var gibi
geliyor.
Onun için ucu açık takvimden ziyade onun sınırlı herkesi
bağlayan takvim içerisinde neticelendirilmesi lazım. Fiili
imkansızlıklar ortada, onu da hepimizin görmesi lazım.
(Bunu biz
biraz daha çalışalım)
demek bana göre yeni anayasa yapılmasını
istemiyoruz demekle eş anlamlı bir yaklaşımdır.
Eğer uzlaşma
komisyonunda partiler samimi olarak iradelerini ortaya koyarlarsa pekala
bu kadar emekten sonra üzerinde uzlaşılabilecek bir anayasa metnini
ortaya çıkarma imkanına sahipler. Umarız böyle bir metin çıkarırlar."
Muhalefetin, başkanlık sistemi önerisinin süreci tıkadığı yönündeki
eleştirilerinin hatırlatılması üzerine Bozdağ, "Bu açıklama tamamıyla
çarpıtmadan ibarettir.
Çünkü başkanlık sisteminin geçtiği çok az madde
var. O da daha ziyade yürütmeyle ilgili kısımlarda yer alıyor ama temel
hak ve hürriyetlerle alakalı kısımda başkanlık sistemiyle alakalı tek
bir harf, nokta, virgül yok"
dedi.
MHP Genel Başkanı Devlet
Bahçeli'nin son
sürenin 23 Nisan olması yönündeki
açıklamasını anımsatan
Bozdağ, komisyon
başkanının TBMM Başkanı Cemil Çiçek
olduğunu ve bu
konuda Çiçek'in karar
vereceğini ifade etti.
Sonuç alınacağına
dair bir umudu olup olmadığının sorulması üzerine Bozdağ, gidişata
bakıldığında gelecek konusunda pek ümitli olmadığını belirtti.
Bozdağ, Almanya Başbakanı Angela Merkel'in Türkleri hedef alan
ırkçı cinayetlerle ilgili değerlendirmesinin anımsatılması üzerine de
"Bizim beklentimiz bir defa siyaset kurumunun ırkçı ve ayrımcı
yaklaşımlar ortaya koyan kişiler ve kurumlar karşısında sesini
yükseltmesidir. Sayın Merkel NSU yeraltı davasına ilişkin açıktan ifade
ettiği bu yaklaşımlarını, ırkçı ve ayrımcı İslamofobiyi körükleyen her
türlü kişi, STK, siyasi karşısında aynı şekilde dile getirirse olumlu
bir yaklaşım olur"
dedi.
Bozdağ, dava sürecine ilişkin Alman
hükümetinin uyumdan sorumlu Devlet Bakanı Maria Böhmer'in yaptığı
ziyarette konuyla ilgili görüştüklerini ifade ederek, Böhmer'in
"Bu
konuda mahkemenin bağımsız olduğunu, doğru karar vereceğine inançlarının
tam olduğunu"
söylediğini aktardı.
Bozdağ kendisinin de Böhmer'e
"Bu konuda mahkemenin bağımsızlığı konusunda şüphemiz yok.
Türkiye'de,
Berlin'de hakimler var sözü geçerlidir. Bu Münih eyalet yüksek
mahkemesinin verdiği karar da Berlin'den döndü.
Dolayısıyla Berlin'de
hakimler olduğunu biliyoruz.
Aynı hakimlerin Münih'te de olması lazım.
Aynı anlayışın orada da olması lazım. Mahkeme bağımsız ama mahkeme
başkanının uygulaması ve açıklamalar maalesef mahkeme başkanının
tarafsızlığına gölge düşürmüştür. Bizim mahkeme başkanının tarafsız
olduğu konusunda şüphemiz vardır" dediğini anlattı.