azsonra aktifsayfa: Türkmenler Suriye dokusunun ayrılmaz parçası Suriye Ulusal Konseyi Başkanı George Sabra 30 Mart 2013 ANKARA

30 Mart 2013 Cumartesi

Türkmenler Suriye dokusunun ayrılmaz parçası Suriye Ulusal Konseyi Başkanı George Sabra 30 Mart 2013 ANKARA

Türkmenler Suriye dokusunun ayrılmaz parçası

30 Mart 2013 ANKARA

 

Suriye Ulusal Konseyi Başkanı George Sabra, 

"Türkmenler, Suriye topraklarında artık ekili 

durumdadırlar. Türkmenler, Suriye dokusunun 

asla ayrılmaz bir parçasıdır" 

dedi.



Suriye Ulusal Konseyi Başkanı George Sabra, Suriye Türkmenleri Platformu'nca Ankara'da düzenlenen 

 

"Suriye Türkmenleri Meclisi Kuruluş 

Toplantısı"nda yaptığı konuşmada, Suriye'nin 

bir dönem Ortadoğu'nun yıldızı, hilafetin ve 

Atlas Okyanusu'ndan Çin sınırına kadar 

uzanan bir uygarlığın başkenti, Türkmen, 

Kürt, Arap, Ermeni, Azeri gibi tüm 

toplumların birlikte yaşadığı toprak parçası 

olduğunu hatırlattı.

Sabra, devrimin etkisini hissettirdiği ilk 

günlerden itibaren Türkmenlerle beraber 

hareket ettiklerine dikkati çekti. Sabra, 

"Türkmenler, Suriye topraklarında artık ekili 

durumdadırlar. Türkmenler, Suriye dokusunun

 asla ayrılmaz bir parçasıdır. Birçok şehitler 

vermişler. 

Devrimin yapıldığı, ortaya atıldığı 

günden beri Türkmenler ile birlikteyiz. 

Devletin siyasi yapısında vardırlar, ulusal 

koalisyonumuzda vardırlar, askeri konseyde 

vardırlar. Artık Türkmenler her yerde vardır" 

diye konuştu.

Demokratik bir Suriye için çağrılarının devam ettiğini dile getiren Sabra, sözlerini şöyle sürdürdü:


"Tüm halklarıyla herkesi kucaklayan bir 

Suriye olacaktır. Suriye'de 40 yıldır devam eden zulüm, tüm vatandaşlar üzerinde etkisini göstermiştir. Türkmenlerin yanında halkın tüm kesimlerini etkilemiştir. Ancak Suriye özgürlüğüne kavuşunca tabi ki Türkmenler de Kürtler de Arapların yanında yer alacaktır. 

Müslümanlar, Hristiyanlar, Aleviler, İsmaililer hep birlikte olacaktır. 

Zorba yönetimin yandaşları tabi ki hesap verecektir. 

Biz, devrimimizde birilerini alıp yok etmek, birilerini dışlayıp uzaklaştırmak düşüncesine sahip değiliz. 

Etnik kökeni ne olursa olsun, uyruğu veya 

toplumsal kesimi ne olursa olsun, herkesi 

kucaklayan bir Suriye olacağız."

 

 

 

Sessiz kalmamız düşünülemez

30 Mart 2013 

 

Başbakan Erdoğan, 

''Türkmen kardeşlerimizin Suriye'de maruz 

bırakıldığı ızdırap ve istibdat karşısında sessiz 

kalmamız asla düşünülemez''

 dedi.

 

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Suriye Türkmenleri Platformu'nca Ankara Dedeman Otel'de düzenlenen 

''Suriye Türkmenleri Meclisi Kuruluş 

Toplantısı''nda yaptığı konuşmada, Suriye 

Türkmenleri Platformu ile daha önce geçen yıl 14 Aralık'ta İstanbul'da bir araya geldiğini anımsatarak, ''Sizleri kendi evinizden ağırlamaktan memnuniyet duyuyorum ve bir kez daha evinize hoş geldiniz diyorum''

 

 diye konuştu.

Bugün Ankara'da ikinci buluşmayı gerçekleştirdiklerini belirten Erdoğan, Suriye Türkmenleri Platformu'nun Türkmen siyasi bilincinin pekiştirilmesi, güçlendirilmesi amacıyla yaptıkları bu anlamlı buluşmanın hayırlara vesile olmasını diledi.

Erdoğan, şunları söyledi:


''Suriye Türkmenlerinin Esed rejiminin 2 yılı aşkın süredir yürüttüğü şiddet politikasına, bir diktatörlük anlayışının uygulanışına bütün bunlarla birlikte yüz bine yakın şehidin olduğu bir coğrafyada sürdürdüğü bu zulme karşı verdiği onurlu mücadele asla hatıralardan silinmeyecektir.

Bir insani trajediye yol açan bölgenin güvenliğini, istikrarını ciddi şekilde tehdit eden bu mezalim ve saldırgan tutuma karşı direnişiniz, biliniz ki özgür ve demokratik Suriye'nin doğuşuna, inşasına önemi katkı sağlamaktadır.''

Türkmenlerin büyük bir özveri ve fedakarlıkla mücadele ettiğini belirten Erdoğan, 

"Suriye Türkmenlerinin sesi ve vicdanı olması beklenen bir meclis kurulması çalışmalarını destekliyorum"

 dedi.

Suriyeli Türkmenlere destek vermeye devam edeceklerini ifade eden Erdoğan, şöyle konuştu:


''Bizim Türkmen kardeşlerimizin Suriye'de maruz bırakıldığı bu ızdırap ve istibdat 

karşısında sessiz kalmamız asla düşünülemez. 

Türkiye Cumhuriyeti, Türkmen 

kardeşlerimizin çıkarlarını her platformda en 

yüksek sesle dile getirmektedir ve getirmeye de devam edecektir."