Cumhurbaşkanı Gül'den 4. yargı paketine onay
29 Nisan 2013 ANKARA
Cumhurbaşkanı Abdullah
Gül, kamuoyunda "4. Yargı Paketi" olarak bilinen 6459 sayılı "İnsan
Hakları ve İfade Özgürlüğü Bağlamında Bazı Kanunlarda Değişiklik
Yapılmasına Dair Kanun"u onayladı.
Cumhurbaşkanı
Abdullah Gül'ün onayladığı, kamuoyunda "4. Yargı Paketi" olarak bilinen
6459 sayılı "İnsan Hakları ve İfade Özgürlüğü Bağlamında Bazı
Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun", terör örgütünün
propagandasını yapanlara, bildiri veya açıklamalarını
basıp yayınlayanlara ceza verilmesinde, "cebir, şiddet veya tehdit
içeren yöntemleri meşru gösterme, övme ve bu yöntemlere başvurmayı
teşvik etme" şartı getiriyor.
Gül'ün onayladığı kanunla, Askeri
Yüksek İdare Mahkemesi'nde açılan tam yargı davalarında, talep edilen
tazminatın daha yüksek olduğunun dava devam ederken anlaşılması
durumunda, davacıya talep edilen miktarı arttırma hakkı verilmemesinin
adil yargılama hakkının ihlali olarak kabul edilmesi sebebiyle, nihai
karar verilinceye kadar ıslah suretiyle talep edilen tazminat miktarını
arttırma hakkı tanınıyor.
Tazminatın daha yüksek olduğu anlaşılırsa miktarı arttırma hakkı tanınacak
Kanunla,
AİHM'in, devletin sorumluluğuna ilişkin tazminat davalarında,
davacıların yargılamanın yavaş işlemesinden doğan zararlarını ortadan
kaldıracak yeterli bir çözüm bulunmadığı yönünde Türkiye aleyhinde
verdiği ihlal kararlarının önünü kesmek amacıyla da düzenleme yapılıyor.
Buna
göre, idari yargıda açılan tam yargı davalarında talep edilen
tazminatın daha yüksek olduğunun dava devam ederken anlaşılması
durumunda, nihai karar verilinceye kadar talep edilen tazminat miktarını
arttırma hakkı tanınacak.
Kanunla, AİHM'in, terör örgütlerinin
içeriği şiddet unsuru içermeyen bildirilerini yayınlayanların, sadece bu
eylemleri nedeniyle cezalandırılmasını ifade özgürlüğünün ihlali olarak
saymasına paralel düzenleme yapılıyor.
Buna göre, terör
örgütlerinin bildiri veya açıklamalarını basanlara veya yayınlayanlara
bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilmesinde, "cebir, şiddet veya
tehdit içeren yöntemlerini meşru gösteren, öven ya da bu yöntemlere
başvurmayı teşvik eden" şartı getirilecek. Böylece, suçun kapsamı AİHM
standartlarıyla uyumlu hale getiriliyor.
Buna göre, terör
örgütünün propagandasını yapan kişiye bir yıldan beş yıla kadar hapis
cezası verilmesinde, suçun "cebir, şiddet veya tehdit içeren
yöntemlerini meşru gösterecek veya övecek ya da bu yöntemlere başvurmayı
teşvik edecek şekilde olması" şartı getiriliyor. Bu suçun basın ve
yayın yoluyla işlenmesi halinde verilecek cezanın yarı oranında
arttırılması hükmü korunuyor.
Suçları toplantı ve gösteri yürüyüşü dışında da işlerse...
Terör örgütünün üyesi veya destekçisi olduğunu belli edecek şekilde;
örgüte ait amblem, resim veya işaretleri asanlar ya da taşıyanlar,
slogan atanlar, ses cihazlarıyla yayın yapanlar, terör örgütüne ait
amblem, resim veya işaretlerin üzerinde bulunduğu üniformayı giyenler,
bu suçları toplantı ve gösteri yürüyüşü dışında da işlerse aynı cezaya
çarptırılacak.
"Terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına
suç işleyen kişinin, ayrıca örgüte üye olmak suçundan da
cezalandırılması ve örgüte üye olmak suçundan dolayı verilecek cezanın
yarısına kadar indirilebilmesi" hükmü, sadece silahlı örgütler hakkında
uygulanacak. Böylece silahlı olmayan örgütler hakkında söz konusu hüküm
uygulanmayacak.
İhaleye fesat karıştırma
Kamu kurum veya kuruluşları adına yapılan mal veya hizmet alım veya
satımlarına ya da kiralamalara ilişkin ihaleler ile yapım ihalelerine
fesat karıştıran kişi, 3 yıldan 7 yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılacak.
İhaleye fesat karıştırma suçunun cebir veya
tehdit kullanmak suretiyle işlenmesi halinde temel cezanın alt sınırı 5
yıldan az olamayacak. Ancak, kasten yaralama ya da tehdit suçundan veya
tehdit suçunun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hallerin
gerçekleşmesi durumunda, ayrıca bu suçlar dolayısıyla cezaya
hükmolunacak.
Adli yardım talebinin reddine ilişkin kararlara
karşı, tebliğinden itibaren bir hafta içinde itiraz edilebilecek. Adli
yardım talebi reddedilirse, ödeme gücünde sonradan gerçekleşen ciddi bir
azalmaya dayanılarak tekrar talepte bulunulabilecek.
Kanuna
göre, 7 Kasım 1982 tarihinden önce işlemiş olduğu bir suç dolayısıyla
hürriyeti cezaya mahkum olan kişi hakkında, mahkum olduğu cezanın infazı
sürecinde koşullu salıverildikten sonra deneme süresi içinde işlediği
yeni bir suç sebebiyle koşullu salıverilme kararı geri alınmayacak.