Suriye için ortak tavır belirleyeceğiz
17 Nisan 2013 İSTANBUL
Dışişleri Bakan
Davutoğlu,
"Bütün samimiyetimizle Suriye krizinin nasıl aşılacağı
konusunu ele alıyoruz. Beklentimiz ortak bir tavır şekillendirebilmek
için zemin oluşturmak"
dedi.
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ve Rusya Dışişleri Bakanı
Sergey Lavrov, Çırağan Sarayı'nda düzenlenen Türkiye-Rusya Üst Düzey
İşbirliği Konseyi'nin alt organı Ortak Stratejik Planlama Grubu'nun 3.
Toplantısı kapsamındaki görüşmelerinin ardından ortak basın toplantısı
düzenledi.
Bir soru üzerine, Suriye söz konusu olduğunda, Türkiye'nin "herhangi
bir ülke" olmadığını belirten Davutoğlu, "Şu ana kadar Suriye'de
yaşanan krizden ve Esed rejiminin halkına yönelik yürüttüğü katliamdan
en fazla etkilenen ülke de Türkiye oldu" dedi.
Davutoğlu, "Hem Esed rejiminin sınırlarımızdaki şehirlere yönelik
scud füzeleriyle yaptığı saldırılar, birkaç kez sınırımızı ihlal edecek
şekilde yürüttüğü operasyonlar dolayısıyla bir güvenlik riski var hem de
Esed rejiminin şu veya bu şekilde çökme ihtimali söz konusu olduğunda
doğabilecek kaotik durumla ilgili güvenlik sıkıntılarımız var"
ifadelerini kullandı.
İstanbul'da 20 Nisan'da yapılması planlanan Suriye Halkının Dostları
Grubu'nun çekirdek toplantısından somut beklentisi sorulan Davutoğlu,
Türkiye'nin her türlü yöntemi kullanarak, Suriye'de "insanlık trajedisi"
çıkmaması için elinden geleni yaptığını söyledi.
Davutoğlu, Suriye'de 1 milyonu aşkın insanın mülteci durumunda
olduğunu, 3 milyonu aşkın insanın Suriye içinde yerlerinden edildiğini,
Türkiye'deki kamplarda son 2 yıl içinde evini, köyünü tanımadan doğan 3
bin çocuk bulunduğunu kaydederek, "Bütün samimiyetimizle Suriye krizinin
nasıl aşılacağı konusunu ele alıyoruz. Beklentimiz de ortak bir tavır
şekillendirebilmek için bir zemin oluşturmaya çalışmak" dedi.
Herkes ön koşulsuz silah bırakmalı
Rusya Dışişleri Bakanı
Lavrov da basın toplantısında yaptığı konuşmada, üçüncüsü düzenlenen
toplantının iki ülke arasındaki siyasi, ekonomik ve beşeri işbirliğinin
güçlenmesine katkıda bulunduğunu ifade etti.
Bir Rus gazetecinin Suriye'ye ilişkin son gelişmeleri hatırlatarak,
''Yakın zamanda Suriye'de muhalefet ile iktidar arasında bir diyalog
bekliyor musunuz?" şeklindeki sorusu üzerine Lavrov, bu konuda Cenevre
mutabakatına sadık bir şekilde çalışmalarını yürüttüklerini belirtti.
Cenevre mutabakatında ilkelerin belirlendiğini ifade eden Lavrov, şunları söyledi:
"Gerçekten
fiili uygulamalarda bu ilkelere riayet edilmesi durumunda, zorunlu
olarak görüşmelerin önüne konulan sorunlar ortadan kalkacaktır. Farklı
ülkeler bu sorunlarını ön plana çıkarıyor ve 'Zafer kazanılana kadar
savaş devam etsin' deniyor ama bu gerçekçi bir yaklaşım değil. Bizler
kesinlikle yönetim değişikliği konusunda mücadele etmiyoruz ve bu tür
girişimleri desteklemiyoruz. Burada öncelik ihtilafın bir an önce
durdurulmasıdır ve barışın tesis edilmesidir. Demokratik reformların
yapılması önceliklidir. Burada savaşan herkesin ön koşulsuz silahı
bırakmasını istememiz öncelikli olmalıdır. Esed'in gitmesi, iktidarın
değişmesi öncelik olması durumunda, böylesi bir jeopolitik yaklaşımın
bedeli masum insanların hayatı pahasına olacaktır. Dolayısıyla diyalog
için bir ön koşul öne sürülmemesinden yanayız."
Suriye'deki ihtilafın sonuçlarının insani boyutunun devasa olduğunu
belirten Lavrov,
"Türkiye'nin omuzlarında ne büyük yük olduğunu
biliyoruz.
Diğer komşuların sıkıntılarını biliyoruz"
dedi.