azsonra aktifsayfa: Kamuoyunda 4+4+4 olarak bilinen 6287 sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun bazı hükümlerinin iptal istemini reddeden Anayasa Mahkemesinin gerekçeli kararı, Resmi Gazete'de yayımlandı 18 Nisan 2013 ANKARA
'Şeyh-i Ekber'i Niçin Severim' Mehmed Ali Aynî
"Şîir söylenendir Kitab'a girdi mi Ölür." Lorca
1940-Taksim kışlası yıkıldıktan sonra arta kalanlar
18 Nisan 2013 Perşembe
Kamuoyunda 4+4+4 olarak bilinen 6287 sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun bazı hükümlerinin iptal istemini reddeden Anayasa Mahkemesinin gerekçeli kararı, Resmi Gazete'de yayımlandı 18 Nisan 2013 ANKARA
Anayasa Mahkemesi'nden ''Laiklik, dinsizlik anlamına gelmez'' kararı
18 Nisan 2013
ANKARA
Kamuoyunda 4+4+4 olarak bilinen 6287 sayılı İlköğretim ve Eğitim
Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun bazı
hükümlerinin iptal istemini reddeden Anayasa Mahkemesinin gerekçeli
kararı, Resmi Gazete'de yayımlandı.
CHP, kanunun bazı hükümlerinin iptali ve yürürlüğünün durdurulması
istemiyle Anayasa Mahkemesinde dava açmış, Yüksek Mahkeme, iptal
istemlerini reddetmişti.
Gerekçeli kararda, "Laik devlet, dinler karşısında tarafsız olmakla
birlikte, toplumun dini ihtiyaçlarının karşılanması konusunda
kayıtsız değildir. Laiklik ilkesi, doğup geliştiği Batı'da, dinin
toplumsal ve kamusal alandan tamamen dışlanması sonucunu doğurmamış,
dini ihtiyaçların karşılanmasına yönelik devlet politikalarını
beraberinde getirmiştir" denildi.
"Devlet okullarında ve özel okullarda öğrencilere din eğitim
ve öğretiminin verilmesi bu politikaların başında gelmektedir"
ifadelerine yer verilen gerekçeli kararda, şu görüşlere yer verildi:
"Anayasada ifadesini bulan laiklik ilkesi, bir yandan dinin
devletin esaslarını belirlemesini engellemekte, diğer yandan da din
eğitim ve öğretimi dahil dini hizmetlerin devlet eliyle verilmesine
imkan tanımaktadır."
Laiklik dinsizlik anlamına gelmez
Gerekçede, farklı dini inançlara sahip olanlar ya da herhangi bir
inanca sahip olmayanların laik devletin koruması altında bulunduğu,
Anayasanın 2. maddesinin gerekçesinde yapılan tanıma göre, "hiçbir zaman
dinsizlik anlamına gelmeyen laikliğin, her ferdin istediği inanca,
mezhebe sahip olabilmesi, ibadetini yapabilmesi ve dini inançlarından
dolayı diğer vatandaşlardan farklı bir muameleye tabi kılınmaması
anlamına geldiği" kaydedildi.
"Seçmeli din dersini öngören dava konusu kural, Lozan Antlaşması'nın
hükümleriyle değerlendirildiğinde, din eğitimi ve öğretimi konusunda
diğer dinlerin mensuplarına ayrımcılık yapılmadığı anlaşılmaktadır"
denilen gerekçeli kararda,