azsonra aktifsayfa: Türkiye'ye, yeni yönetim sistemi ve yeni demokratik ölçüler gelince bunun sonucunda özgürlük kurumları oluşacak KÜTAHYA Akil İnsanlar Ege Bölgesi Gurubu Başkanı Erdem

29 Nisan 2013 Pazartesi

Türkiye'ye, yeni yönetim sistemi ve yeni demokratik ölçüler gelince bunun sonucunda özgürlük kurumları oluşacak KÜTAHYA Akil İnsanlar Ege Bölgesi Gurubu Başkanı Erdem

Özgürlük kurumları oluşacak

29 Nisan 2013 

 

Akil İnsanlar Ege Bölgesi Gurubu Başkanı Erdem,

 

 

"Türkiye'ye, yeni yönetim sistemi ve yeni 

 

demokratik ölçüler gelince bunun sonucunda 

 

özgürlük kurumları oluşacak" 

dedi.

 

 

 


 

Akil İnsanlar Ege Bölgesi Grubu Başkanı 

 

Tarhan Erdem, AA muhabirine yaptığı 

açıklamada, siyasi partilerin çözüm sürecine 

karşı çıkmalarının temelinde yatan nedenin, 

"yönetim sisteminin değişme korkusu" 

olduğunu söyledi.

"O zaman merkezdekilerin idare hakları azalacak ve merkezden bundan böyle (hotbed) diyerek bütün Türkiye'yi etkileme imkanları kaybolacak'' 

 

diyen Erdem, çünkü herkesin kendi meselesini kendisinin konuşmaya başlayacağını, bunun için de bilgiye ihtiyaç duyulacağını ifade etti.

Erdem, 

 

''O zaman halkın ihtiyaçlarını bilerek ve onlara çözüm üreterek davranmaya başlayacaksınız. Çok yakın bir zamanda buna dönüşeceğini sanıyorum.

 

 Türkiye'ye, yeni yönetim sistemi ve yeni demokratik ölçüler gelince bunun sonuncunda özgürlük kurumları oluşacak"

 

 diye konuştu.

 

"TC'nin kaldırılması gibi bir şey olabilir mi?"

 

Erdem, Türkiye'de çözüm sürecini sabote 

etmek isteyenlerin olağanüstü planlarıyla bazı 

olaylar çıkarabileceğini dile getirdi.

Bu durumdan ürkmemek gerektiğinin altını çizen Erdem, 

 

"Bakın TC'nin kaldırılması gibi bir şeyler söylüyorlar. 

Böyle bir şey yok. 

 

Türkiye'de TC'nin 

 

kaldırılması gibi bir şey olabilir mi? 

 

Bir yerde ferdi bir olay oldu. 

 

Şimdi bunu kullanmaya çalışıyorlar. 

 

PKK'nın çekilme sırasında provokasyonlar olabilir, bundan da ürkmeyelim.

 

 Bunu yapacak olanlar çok bilgili ve tecrübelidirler"

 

 ifadelerini kullandı.

 

''3-5 ay sonra çok farklı şeyler konuşulacak''

 

Akil İnsanlar Heyeti Doğu Anadolu Bölgesi 

Grubu Sekreteri Ayhan Ogan da AA 

muhabirine yaptığı açıklamada, çözüm 

sürecinde önlerinde uzun bir yol kalmadığını, 

Türkiye'de 3-5 ay sonra çok farklı şeyler 

konuşulacağını söyledi.



Ogan, çekilme kararının süreçten endişe 

duyanları rahatlattığını ve akil insanlar dahil 

herkesin işini kolaylaştırdığını kaydederek, 

"Biz çekilmeyle değil, sonrasındaki yeni siyasi 

düzende, demokratik hukuk devleti içinde bu 

sorunları bir daha yaşamamamız için ülkemizin

 önünü açmak için hangi adımların atılması 

gerektiğiyle ilgileniyor ve bu bakış açısıyla bir 

rapor hazırlamaya çalışıyoruz" 

diye konuştu.

 

''AA'ya teşekkür ediyoruz''

 

Süreçte medyanın rolünü de değerlendiren Ogan, şunları kaydetti: 


"Medya barışın dilini kullanmalı. Biz seçme yapmadan salonlara herkesi davet ediyoruz, herkes özgürce konuşabiliyor. İçerde 700 kişi, 1000 kişi toplanıyor ama dışarda 20 tane cahil cühelanın gürültüsü medyada yer alıyor, sanki süreç bunlar üzerinden gidiyormuş gibi. Bu bir 'habercilik şehveti' diye bakıyorum ben. Bu noktada AA'ya teşekkür ediyoruz. Bizi çok yakından takip ediyor."

 

''İnsanlar ümitvar''

 

Akil İnsanlar Heyeti Karadeniz Bölgesi Grubu Başkanı Yusuf Şevki Hakyemez de "İnsanlar 30 yıldır devam 

 

eden terör sorununun çözümü noktasında süreçten önemli ölçüde ümitvar, bir beklenti var" 

 

dedi.

Hakyemez, şunları kaydetti:

"Bu işi siyasi iktidarın yürütmesi dolayısıyla daha fazla bir güven var çünkü neticede şeffaf bir süreç. 10 yıl 

 

öncesinde bu biçimde bir süreç başlatılmış olsaydı insanların tepkisi çok daha farklı olabilirdi ama günümüzde 

 

Türkiye'de gelinen demokratik kültür seviyesinin yüksekliği açısından baktığınızda insanlar bu sürece daha 

 

farklı bakıyorlar. Bu önemli bir nokta ama insanlar aynı zamanda şunu da biliyorlar, bölünmezlik noktasında 

 

bir sorun yok.

 

 Bölünmez bütünlük Türkiye'de sürece taraftar olan ya da karşı olan herkesin mutabık kaldığı önemli nokta. 

 

Bölünmez bütünlük noktasında bir sorun olmayınca insanlar süreci daha sağlıklı şekilde değerlendirip 

 

destekleyebiliyor."