Kış bitti ama Suriye'deki dram bitmedi
03 Mayıs 2013 İSTANBUL
"Kış geldi...Suriye için
bir ekmek, bir battaniye" kampanyasını düzenleyen sivil toplum
kuruluşları, "Suriye'ye Merhamet Yolu" kampanyasında tekrar bir araya
geldi.
"Kış geldi... Suriye
için bir ekmek, bir battaniye" kampanyasını düzenleyen sivil toplum
kuruluşları, Suriye'ye uluslararası toplumun müdahalesini sağlayacak
"güvenlik koridoru" açılması için "Suriye'ye Merhamet Yolu"
kampanyasında tekrar bir araya geldi.
İslam Dünyası Sivil Toplum
Kuruluşları Birliği (İDSB) Genel Sekreteri Ali Kurt, AA muhabirine
yaptığı açıklamada, Suriye'deki ihtilafın, Türkiye'de güzel bir tabloyu
ortaya çıkardığını dile getirerek, Türkiye'deki sivil toplum
kuruluşlarının bir araya gelmesiyle İnsani Yardım Platformu
oluşturulduğunu hatırlattı.
Kurt, kamu kuruluşları ve sivil
toplum kuruluşlarını bir araya buluşturan platformun, bu yılın Ocak
ayında Suriye'de yaşanan trajedinin mağduru olan ve ülkesinde mülteci
konumuna düşen sivil halka yardım amacıyla "Kış Geldi... Suriye için bir ekmek, bir battaniye" kampanyası düzenlendiğini hatırlattı.
Sivil
toplum kuruluşlarıyla aralarında Başbakanlık Afet ve Acil Durum
Yönetimi Başkanlığı (AFAD), Türk Kızılayı, Kamu Diplomasisi Kurumu ve
Türkiye Diyanet Vakfı'nın da bulunduğu kuruluşlardan yaklaşık 40
temsilcinin, her ay Suriye'deki insani durum ve yardım çalışmaları
konusunda değerlendirme toplantısı yaptığını anlatan Kurt, platformun
önümüzdeki dönemde başka kriz bölgeleri için de çalışma yürütebileceğini
söyledi.
Kurt, mart ayı sonunda biten kampanya kapsamında 200
milyon lira değerinde yardımın Suriyelilere ulaştırıldığını, mülteci
kampları için devletin yaptığı harcamayla Suriyelilere yardımın 1 milyar
lirayı bulduğunu bildirdi.
Sivil toplum olarak güzel bir sınav verdikleri kanaatinde olduğunu vurgulayan Kurt, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Tabii
kış bitti ama problem bitmedi. Savaş olanca hızı ve acımasızlığıyla
devam ediyor. Her gün yüzlerce, bazen 400 kişiyi bulan katliamlara şahit
oluyoruz. Karşımızda savaş suçu niteliğinde eylemler var. Halkını
acımasızca katleden bir rejimle karşı karşıyayız. Uluslararası toplumun
bu acımasızlığa karşı bu kadar duyarsız kalmasını kabul etmek mümkün
değil.
Suriye'deki drama karşı Türk toplumu olarak sessiz kalmadık,
kalmak da istemiyoruz. Gerek Türk Hükümeti'nin aldığı tedbirler gerekse
Türk halkının kardeşlerinin yanında gösterdiği dayanışma, bu problem
sona erene kadar devam edecek."
Kurt, ancak Suriye'de yaşanan drama, uluslararası toplumun gereken duyarlılığı göstermediğine dikkati çekti.
"Blöflerle geçirilen 2 yıl"
Yakın geçmişte başka ülkelere gerçekleştirilen uluslararası
müdahaleleri anımsatan Kurt, "Irak'ta kendi hesapları doğrultusunda
hemen müdahale eden, Libya'da -ihtimal, petro-dolarların hatırına-
anında müdahale eden Batı toplumu, bu konuda maalesef duyarsız kaldı.
Birleşmiş Milletler (BM) aslında bize bugünler için lazım. Ne BM ne
Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) ne de İslam İşbirliği
Teşkilatı (İİT) ekseninde çok ciddi şeyler yapılamadı. Timsahın
gözyaşlarını andıran, sadece kuru basın açıklamaları ve blöflerle
geçirilen 2 yıl var. Ama bu arada katledilen binlerce, yüz binlerce
insan var" diye konuştu.
Uçuşa yasak güvenlik koridoru
Kış kampanyasının sona erdiğini ancak insani yardım teşkilatları,
resmi ve sivil kurumları yardımlarına yardımseverler ve bağışçıların
desteğiyle hız kesmeden, daha yoğun bir şekilde devam edildiğini anlatan
Kurt, insani yardımlar sürerken, bir yandan da bütün uluslararası
mahfillerde Suriyeliler için bir "merhamet koridoru" açılmasına yönelik
yeni bir kampanya başlatıldığını anlattı.
Kurt, "Uluslararası
karar mekanizmalarının üzerinde, Suriye'ye uluslararası toplumun
müdahalesini sağlayacak en azından bir güvenlik koridoru, merhamet
koridoru açılması için sivil toplum konusunda elimizden gelen gayreti
göstereceğiz. Bunu bilhassa BM, Avrupa Birliği (AB) ve İİT ekseninde üç
ayaklı olarak takip etmeyi planlıyoruz" diye konuştu.
Kurt, açılmasını istedikleri koridorun uçuşa ve ateş altına alınmaya kapalı bir nitelikte olmasını öngördüklerini ifade etti.
İDSB
olarak Türkiye'deki sivil toplum kuruluşlarıyla toplam 53 ülkede 225
sivil toplum kuruluşunu çatıları altında barındırdıklarını, bu gücü
kullanarak resmi karar alma mekanizmalarını etkilemeyi hedeflediklerini
belirten Kurt, bu konuda medya desteğinin büyük önem taşıdığını
kaydetti.
"Göz yaşartıcı tablolar var"
"Kış Geldi... Suriye
bir ekmek, bir battaniye" kampanyasının aynı anda 28 ülkede yürütülen
uluslararası nitelikli bir kampanya olduğunu vurgulayan Kurt, "Burada
çok göz yaşartıcı tablolar var. Kendileri yardıma muhtaç olan ülkeler ve
toplumlar Suriye'de sıkıntı içinde olan arkadaşlarına yardım için
koştular" diye konuştu.
Kurt, geçen hafta Güney Afrika'dan gelen
10 kişilik sivil toplum heyetinin Suriye'de trafik kazası geçirdiğini
aktararak, "Heyetten biri şehit oldu. Suriye'de, bu uğurda böyle
bedellerin de ödendiği bir gönül köprüsü kuruldu. Bu tip problemlerin
İslam dünyasının birleşmesine, bütünleşmesine diğerkamlığına sebebiyet
verdiği cihetle bize faydası bile var. Ama temenni ediyoruz ki, bu zulüm
bir an önce biter de Suriye'deki kardeşlerimiz özgür iradeleriyle
seçecekleri bir yapı içinde uluslararası toplumda hak ettikleri yeri
alırlar" ifadelerini kullandı.