azsonra aktifsayfa: 29 Mayıs 2013 İSTANBUL Partisinin milletvekili çıkaramadığı illerden gelen muhtarlar ile bir araya gelen CHP lideri Kılıçdaroğlu, "Vatandaş nasıl kendi muhtarını seçiyorsa kendi milletvekilini de seçmelidir"

29 Mayıs 2013 Çarşamba

29 Mayıs 2013 İSTANBUL Partisinin milletvekili çıkaramadığı illerden gelen muhtarlar ile bir araya gelen CHP lideri Kılıçdaroğlu, "Vatandaş nasıl kendi muhtarını seçiyorsa kendi milletvekilini de seçmelidir"

Kılıçdaroğlu muhtarlarla buluştu

29 Mayıs 2013 İSTANBUL

Partisinin milletvekili çıkaramadığı illerden gelen muhtarlar ile bir araya gelen CHP lideri Kılıçdaroğlu, "Vatandaş nasıl kendi muhtarını seçiyorsa kendi milletvekilini de seçmelidir" dedi.

 

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin milletvekili çıkaramadığı illerden gelen muhtarların katılımıyla WOW Hotels&convention Center'da düzenlenen etkinliğe katıldı. 

Türkiye'de demokrasinin en saf ve doğru tecelli ettiği seçimlerin muhtarlık seçimleri olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, "Muhtar kendisi çıkar, 'Ben muhtar adayıyım' der. Kendi propagandasını yapar, vatandaş da bizzat doğrudan kendi muhtarını seçer. Arada ne bir genel başkan, ne bir genel başkan yardımcısı, kimse yoktur" dedi.

Milletvekilliği seçimlerinin böyle olmadığını ve vatandaşın sunulan listeye oy verdiğini kaydeden Kılıçdaroğlu, Türkiye'de Seçim Kanunu'nun mutlaka değişmesi gerektiğini kaydederek, "Vatandaş nasıl kendi muhtarını seçiyorsa kendi milletvekilini de seçmelidir" dedi.

Çözüm süreci 

Çözüm süreci çalışmalarına değinen Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu: 

"Bir süreç konusu yaşıyoruz. Kimi 'barış', kimi 'çözüm' süreci diyor. Adına ne derlerse desinler. Bu ülkede yaşayan 76 milyon yurttaşın ortak arzusu, bu ülkede kimsenin çocuğunun saçının teline zarar gelmesin. Hepimizin ortak arzusu, bu ülkede terör bitsin, silahlar sussun, bu ülkede hepimiz barış içinde huzur içinde yaşayalım. Burada hiç kimsenin tereddüdünün olacağını sanmıyorum." 

Süreç konusunda kimsenin bilgisi olmadığını, kendilerinin ise tüm toplumun kaygılarını dile getirdiklerini söyleyen Kılıçdaroğlu, "Kaygıları dile getirmek barışa karşı olmak anlamında değildir" dedi. 

Suriye

Suriye'de yaşanan olaylara da değinen Kılıçdaroğlu, hükümetin iyi bir politika gütmediğini savunarak, "Ne işimiz var bizim Suriye'de? Suriye'de yaşayanların akrabaları Türkiye'de, Türkiye'de yaşayanların akrabaları Suriye'de. Biz neden dışarıdan terör örgütlerini getirip, eline silah verip Suriye'ye gönderiyoruz,  'Git kardeşini öldür' diyoruz. Bir yerde yangın varsa yangının üzerine benzinle gidilmez" diye konuştu. 

Demokrasi

Türkiye'de 100'e yakın gazetecinin hapiste olduğunu kaydeden Kılıçdaroğlu, "Batman'a geldik. 30'un üzerinde belediye başkanı hapisteydi. Seçimle gelenin hapse atılması doğru değildir. Neden? Çünkü demokrasiyi savunuyorum. Seçimle gelen birisini niye hapse atıyorsunuz? Bir dahaki seçimde cezasını vatandaş verir. Bunu söyledim" dedi. 

Seçim barajının kaldırılması için kanun teklifi verdiklerine dikkati çeken Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

“Kimin oyuyla reddedildi? Adalet ve Kalkınma Partisi. Bu nasıl bir demokrasi. A partisine oy veriyorum, B partisi milletvekili çıkarıyor. Yüzde 10 seçim barajı kimin eseri? Kenan Evren'in eseri. 12 Eylül’ün eseri. Hani darbeye karşıydınız. Hani demokrasiyi savunuyordunuz. Hani millet iradesine saygılıydınız. Neden siyasi partiler hülle yoluyla parlamentoya gelsinler. Kaldıralım yüzde 10 barajını. Vatandaş hangi partiye oy verecekse gelsin meclise görevini yapsın."

 


 YükselenAY tv

 

Gıpta ile izleniyoruz

29 Mayıs 2013 

 

OECD Bakanlar Konseyi toplantısı için Paris'te bulunan Başbakan Yardımcısı Babacan, gazetecilere yaptığı açıklamada, Türkiye'nin OECD ülkeleri tarafından gıpta ile izlendiğini söyledi.

 

Merkezi Paris’te bulunan Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’nün (OECD) yıllık bakanlar konseyi toplantıları için Paris’te bulunan Ali Babacan, Türk basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.

OECD’nin bu yılki toplantılarının ana temasında insan unsuru bulunduğunun altını çizen Babacan, “Özellikle istihdam, insan hakları konusundaki yaklaşımlar ve tabi ki güven. Aslında burada konuşulan konuların pek çoğu Türkiye’de özellikle son kriz döneminde ağırlık verdiğimiz konular” diye konuştu.

 

Babacan, Türkiye’de işlerin iyi gitmesinin bu unsurların ön plana çıkarılmasından kaynaklandığını ifade ederek, pek çok ülkenin sıkıntı yaşadığı bir dönemde, Türkiye’nin oldukça iyi olduğunu vurguladı. Babacan, “Bir yandan da dünyadaki problemlerin ne kadar yoğun bir şekilde devam ettiğini gördüğümüz zaman da çok dikkatli ihtiyatlı olmamız gerektiği bir kez daha ortaya çıkıyor” dedi.

 

Ali Babacan, Türkiye’de son dört yılda, 4 milyon 800 bin kişilik ilave istihdam oluşturulduğunu hatırlatarak, şöyle devam etti:

 

“Bu tek başına bu rakam bile OECD ülkelerini şaşırtacak, gıptayla Türkiye’yi izlemelerini sağlayacak bir rakam. Öte yandan Türkiye’deki büyüme hızı, enflasyonla mücadelede sağladığımız başarı, Türkiye’nin kamu borcu düşerken, büyümeyi sağlayabilmesi, bütün bunlar burada takdir topluyor.”

 

Büyüme ve istihdam için güven çok önemli

 

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, büyüme ve istihdam için güven unsurunun çok önemli olduğunu belirterek, “Güven inşa etmek zaman alır ama dikkat edilmezse kaybetmek de çok hızlı ve kolaydır” 

dedi.

Babacan, birçok ülkenin, gelecek 4-5 ay içinde tasarruf veya büyüme arasında seçim yapmak zorunda kalacağı uyarısında da bulundu.