AA sadece Türklerin değil her mazlumun sesidir
31 Mayıs 2013 11:58 Gazze
Anadolu
Ajansı Genel Müdürü Öztürk,
"Anadolu Ajansı sadece Türklerin değil,
İslam aleminin ve kimliğini sormadan her mazlumun sesidir"
dedi.
Gazze Bürosu'nun açılışı dolayısıyla kentte bulunan Anadolu Ajansı (AA) Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Kemal Öztürk, Filistinli gazetecilerle bir araya geldi.
AA'nın Arapça tanıtım filminin gösteriminin ardından bir konuşma yapan
Öztürk, katılımcılara teşekkür etti. AA'nın çalışmaları, vizyonu ve
hedefleri hakkında bilgi veren Öztürk, 2011 yılında göreve başladığında,
AA'nın uluslararası ajansların çok gerisinde olduğunu ve ilk 20'ye
giremediğini ifade etti.
O dönemde AA'nın Türkçe ve kısıtlı
olarak İngilizce yayın yaptığını, bu nedenle uluslararası medyaya hitap
edemediğini anlatan Öztürk, Filistinli veya Türk liderlerin basına
yansıyan açıklamalarının, başka ajanslar tarafından karşı dile
çevrildiğini örneklerle anlatarak, ''Bunu değiştirmeye karar verdik. Bu
çerçevede "100. Yıl Vizyonu"nu hazırladık. 2020 yılında dünyanın en
etkin ajansları arasında ilk 5 ajans arasına girmeye karar verdik'' diye
konuştu.
Daha önce Türkiye'de ve İslam dünyasında ilk 10'a
giren ajansların bulunmadığını hatırlatan Öztürk, bunun Türk ve İslam
dünyasının ortak sorunu olduğunu, bir bölgede meydana gelen konularda,
diğer tarafın batılı ajanslara mahkum olunduğunu ifade etti.
Bu
sorunu çözmek için AA'nın yaklaşık 1,5 yıl önce işe başladığını ve kısa
sürede İlk 10'a girdiğini belirten Öztürk, ajansın 7 yıl sonraki, 100,
yılında, hedefin ilk 5'e girmek olduğunu vurguladı.
Kısa sürede
alınan neticelerin bu yönde kendilerini umutlandırdığını dile getiren
Öztürk, "Bu hedefimizi inşallah kısa sürede gerçekleştiririz'' ifadesini
kullandı.
Öztürk, bu hedef doğrultusunda AA'nın hızlı bir
şekilde hareket ettiğini, şu anda dünyada ve özellikle Ortadoğu'da, en
kritik bölgelerde muhabirlerin bulunduğunu belirterek, şöyle devam etti:
"Burada önemli bir konu, biz Arapça'da doğrudan haber yapıyoruz,
tercüme değil, mesela Gazze'deki muhabirlerimiz doğrudan Arapça
yazıyorlar ve bu dilde yayına veriliyor. Bazen Türkçe'den daha hızlı
hareket ediyor. Şu anda Türkçe ve Arapça servislerimiz arasında tatlı
bir rekabet var."
Öztürk, dünyada 15 ajansın Arapça bölümünün
bulunduğunu ve en önemlileriyle kıyaslandığında AA'nın daha az
habercisinin olduğunu aktarıp, bu konuyla ilgili tabloyu göstererek,
"Ama üretimde hepsini geride bırakıyor'' dedi. Yıl sonuna kadar AA'nın
rakip ajansları foto ve görüntüde de geçmeyi hedeflediğini bildiren
Öztürk, şunları söyledi:
"Nasıl bu kadar hızlı oldu, sebebi şu,
atalarımızın bıraktığı izlerden geldik, bıraktığımız kardeşlerimizle
karşılaştık, diğer ajanslar bazı bölgelere giremezken AA bu bölgelerde
sevinçle karşılandı. Bizim aramızda sarsılmaz kardeşlik var. Bizim
vurguladığımz şey, AA sadece Türkiye'nin değil, bu bölgenin tamamına ve
bölgeye ait bir ajanstır."
Bir çok ülkeden çalışanlarımız var, bu bize güç veriyor
Çeşitli bölgelerdeki ofislerde farklı milletlerden yöneticilerin
bulunduğunu anlatan Öztürk, "Yani Kahire ofisimizin müdürü bir Arap,
yardımcısı ise bir Türk'tür. İstanbul'daki ofisimizin yöneticisi Türk,
bir yardımcısı Filistinli, diğer yardımcısı Kerküklüdür. Ürdünlü,
Cezayirli ve bir çok ülkeden çalışanlarımız var, bizim açımızdan
farklılık yoktur, bu da bize büyük bir güç verdi" şeklinde konuştu.
Uluslararası birçok büyük ajanslarda böyle bir durumun görülemeyeceğine
değinen Öztürk, farklı milletlerden AA çalışanlarının aynı ofiste
rahatlıkla, kardeşçe çalıştığını ve tüm çalışanların ajansı, "kendi
ajansı" saydığı için de bu başarının, kısa sürede yakalandığını
vurguladı.
Haber Akademisi ve Yeni Medya
AA'nın kısa sürede uluslararası ajans olmak için akedemi kurulduğunu ve
burada özel olarak haberci yetiştirildiğini anlatan Öztürk,
muhabirlerin akademide, diplomasi, finans ile savaş muhabirliği alanında
eğitim aldığını ve bunların daha sonra savaş alanları ile kriz
bölgelerinde çalıştığını bildirdi.
Bu muhabirlerin birden çok
dil bildiğini belirten Öztürk, "Yeni nesil haberci ekibi yetiştiriyoruz,
yani haberi ve teknolojiyi çok iyi bilen gazeteciler yetiştiriyoruz"
dedi.
Ajanslar için sadece yetişmiş elemanın değil, teknolojinin
de büyük bir güç olduğunu hatırlatan Kemal Öztürk, AA'da Haber Akış
Sistemi (HAS) adıyla dünyanın en gelişmiş haber sisteminin hayata
geçirildiğini ifade ederek, "Bunu da kendimiz yazdık" dedi.
Bunun psikolojik öneminin olduğuna değinen Öztürk, ''Kendimize
güvenmemiz lazım, ajans olarak, gazeteci olarak.Yıllardan beri bizi
küçükseyenlerin karşısında kendimizi göstermemiz lazım, işte AA bunu ilk
defa gerçekleştirecek inşallah" ifadelerini kullandı.
İslam
dünyasında daha önce bazı televizyonların uluslararası olmayı
başarabildiğini aktaran Öztürk, ajans olarak da AA'nın bunu başaracağını
vurguladı.
Gazze ofisimiz Filistinin davasının en önemli sesi olacaktır
AA Gazze ofisinin önemine de değinen Öztürk, şunları kaydetti:
"Gazze ofisimiz, Filistinin davasının en önemli sesi olacaktır, bu
ajans sizin ajansınız, herkese eşit mesafededir, Herkesi aynı sıcaklıkla
sevmektedir, Bu ajans sadece Türklerin değil, İslam aleminin ve
kimliğini sormadan her mazlumun sesidir, İnşallah, en güçlü ajanslardan
biri olarak, İslam dünyasının gururu olacağız."
Konuk gazetecilerin sorularını da cevaplayan Öztürk, AA'nın Filistinle haberleriyle ilgili bir üzerine, şöyle konuştu:
"Benim kanaatime göre, Filistin davasıyla ilgilenen herkesin gözlerini
ve bakışlarını dünyanın her tarafına çevirmesi lazım. Mynmar'da
kamplarda binlerce kişinin öldüğünü biliyor musunuz? Bakış açımızı
evrensel yapmazsak, sorunu çözmekte daha çok zorlanırız. Filistin
davasında AA taraf tutmaz. Eğer taraf tutacaksa da Filistin halkının
tarafını tutacaktır. Siyasi ve ideolojik olarak olarak hiç bir tarafa
öncelik vermez. Bizim bugün sahilde gördüğümüz, ayağı yalın olan çocuğun
haberini yapmak birinci derecede önceliğimizdir. Ablukanın neden olduğu
dramı ve yıkımı haber yapmak, bizim birinci derecede önceliğimizdir.
Elbette İslam dünyası, Filistinli kardeşlerimizin barışmasını, onların
müjdesini bekliyor.Biz de buraya ofis açtık ki, bu barışmanın ilk
müjdesini dünyaya biz duyuralım. Biz, bir bardağın yarısı boş diğer
yarısı doluysa önce bardağın yarısı dolu deriz."
Ajansın finans
politikasıyla ilgili bir soru üzerine Öztürk, AA'nın ürünlerinin parayla
satıldığını anlatarak, "Şu anda Arapça almak isterseniz ücret almamız
gerekir. Filistinli gazeteler, Başbakanımızdan torpilli olduğu için
ücretleri düşük olabilir" diye konuştu.