Cumhurbaşkanı Gül'e fahri profesörlük unvanı verildi
30 Mayıs 2013 18:32 Aşkabat
Cumhurbaşkanı Gül'e, Türkmenistan İktisat ve Kamu Yönetimi Devlet Enstitüsünde fahri profesörlük unvanı verildi.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e, Türkmenistan İktisat ve Kamu Yönetimi Devlet Enstitüsünde fahri profesörlük unvanı verildi.
Gül,
enstitüye gelişinde Rektör Purli Agamuradov tarafından karşılandı. Gül,
Türkmen sanatçılar tarafından sergilenen halk dansı gösterilerini
izledikten sonra binanın giriş katında bulunan Türkmenistan’da
yükseköğretime ilişkin bilgilerin yer aldığı stantlar ile bir alt
kattaki para ve takı sergisini gezdi. Gül, fahri profesörlük unvanına
layık görülmekten büyük şeref duyduğunu ve bunu Türkiye'ye gösterilen
teveccühün açık bir ifadesi olarak gördüğünü söyledi.Türkmenistan’ın
Türkiye ile işbirliğini en üst mertebede devam ettirme iradesini
bağımsızlığından beri çeşitli vesilelerle ortaya koymuş olmasının
sevindirdiğini söyleyen Gül, şunları kaydetti:
"Bu
hususta gösterdiği liderlikten dolayı, Kadirli Doğanım Devlet Başkanı
Berdimuhamedov’a şükran hislerimi bir kere daha ifade etmek
isterim.Türkiye’nin Türkmenistan ile geliştirdiği işbirliğinde en büyük
ve hiç değişmeyecek önceliği, bu işbirliğinin iki ülkenin ortak
menfaatlerine hizmet etmesidir. Kardeşlik hukukunun gereği de budur.
Zira, bizler 'bir millet, iki devletiz'. Kadirli Doğanımın
ifadesiyle kemik kardeşiyiz."
Gül, ilişkilerin emsalsiz niteliğinin sebepsiz olmadığını dile getirerek, şöyle devam etti:
"Ortak tarihimiz ve ortak kültürümüz, halklarımız arasındaki kadim
bağların temelini oluşturmaktadır. Türkmenistan, ortak atalarımız
Ertuğrul Gazi’nin, Tuğrul ve Çağrı Beylerin, Alparslan’ın ve Sultan
Sencer’ın bir zamanlar adeta şaha kaldırdığı topraklardır. Bu
nedenle Türkmenistan bizim ata yurdumuzdur" değerlendirmesinde bulundu.
Ortak atalar sayesinde, Türkiye'nin, Türk dünyasının ve diğer kardeş
toplulukların ortak yurdu haline geldiğini, şanlı imparatorluklara ev
sahipliği yaptığını belirten Gül, "Ne var ki Osmanlı İmparatorluğu’nun
yıkılması ve atayurdumuzdaki kardeşlerimizin başka güçlerin etkisi
altında kalmaları, Türk milletini büyük bir felaketin eşiğine
getirmiştir. Bu nedenle geçen yüzyılın başında Türkiye Cumhuriyeti’nin
kurulmasını ve yüzyılın sonunda, Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla
kardeş ülkelerimizin özgürlük ve bağımsızlıklarına kavuşmalarını, Türk
milleti bakımından gerçekleşen 'stratejik mucizeler' olarak adlandırdım"
diye konuştu. Gül, bu mucizelerin ardından gerçekleştirilen kalkınma
hamleleri sayesinde, bugün Türkiye'nin ve Türkmenistan'ın ecdadın
bıraktıkları mirasa yaraşır birer ülke haline geldiklerine işaret
ederek, "Tarih boyunca birlikte yaşadığımız, vatan bildiğimiz
ülkelerimiz, daima birliğin, dirliğin ve kardeşliğin sembolü olmuştur."
-"Asya’nın yükselen gücü Türkmenistan"-
Berdimuhamedov'un, merhum Türkmenbaşı’ndan devraldığı bayrağı, ehil
yönetim anlayışıyla daha da yükseklere taşıdığının altını çizen Gül,
"Asya’nın yükselen gücü Türkmenistan, uluslararası camiadaki muteber
konumunu her geçen gün tahkim etmekte, bölgesinde barış, istikrar ve
refahın timsali olarak görülmektedir. Kardeş Türkmenistan’ın elde ettiği
bu başarılarla biz de iftihar ediyoruz. Kadirli Doğanımın dirayetli
liderliği sayesinde, Türkmenistan’ın çok daha büyük başarılara imza
atacağına olan inancımız tamdır" ifadesini kullandı. Gül, bu
anlayışla Türkiye'nin Türkmenistan’ın bağımsızlığını tanıyan ve burada
büyükelçilik açan ilk ülke olduğunu, Türkmenistan’ın daimi tarafsızlık
statüsünü ilk destekleyenler arasında yer aldığını anımsatarak, buradaki
iş adamlarına, öğretmenlere ve öğrencilere Türkmenistan’a, vatanları
gibi kıymet vermeleri ve hizmet etmeleri ve Türkmenistan’ın, ekonomiden
ticarete, bilimden kültüre her alanda bölgenin parlayan yıldızı haline
gelmesine çalışmalarıyla fedakarca katkıda bulunmaları tavsiyesinde
bulundu.
Gül, Berdimuhamedov'un geçen yıl
gerçekleştirilen devlet başkanlığı seçimlerinin hemen ardından ilk resmi
yurt dışı ziyaretini Türkiye’ye yapmasından büyük memnuniyet
duyduklarını aktararak, diplomatik ilişkilerin kuruluşunun 20. yıl
dönümüne denk gelecek şekilde, 28 Şubat-1 Mart 2012 tarihlerinde
gerçekleştirilmiş olmasının seyahate tarihi nitelik de kazandırdığına
işaret etti. Gül, şunları söyledi:
"Söz konusu ziyaret,
işbirliğimizin ulaştığı yüksek mertebeyi bir kez daha tescil etmiş, 2012
yılını ilişkilerimizin 'altın yılı' ilan etmemizi
sağlamıştır.Türkmenistan’ın bağımsızlığını kazanmasından bu yana iki
ülke arasında 70’in üzerinde anlaşma imzalanmıştır. Bu anlaşmalar,
ilişkilerimizin ahdi zeminini güçlendirdiği gibi, kardeşlik hukukumuzu
da somut işbirliğine dönüştürmektedir. Türkmenistan’da faaliyet gösteren
yaklaşık 600 Türk şirketi bulunmaktadır. Yıllık ticaret hacmimiz 3,5
milyar dolara ulaşmıştır. Türk şirketlerinin Türkmenistan’da üstlendiği
taahhüt hizmetlerinin toplamı da 34 milyar dolara yaklaşmıştır.Bu
süreçte, başta Aşkabat olmak üzere, tüm Türkmenistan’ı yeniden inşa ve
ihya etmenin şerefine bizi ortak ettiğiniz için Kadirli Doğanıma ve
bütün Türkmen kardeşlerime teşekkür ederim."