Dedemizin adının 3. köprüye verilmesi büyük onur
30 Mayıs 2013 İstanbul
Sultan
V. Murad'ın torunu Kenize Murad,
"Dedelerimizden Yavuz Sultan Selim'in
adının
3. Boğaz Köprüsü'ne verilmesi çok büyük bir
onur"
dedi.
Osmanlı padişahlarından Sultan V. Murad’ın torunu Kenize Murad, "Bazı insanlar Osmanlı
ailesi hakkında kötü konuşuyordu. Dedelerimizden Yavuz Sultan Selim'in
adının 3. Boğaz Köprüsüne verilmesi çok büyük bir onur, çok büyük bir
gelişme" dedi.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nce düzenlenen
fetih kutlamalarına katılmak için, diğer bazı hanedan mensuplarıyla
birlikte İstanbul'a gelen Kenize Murad, Dolmabahçe Sarayı'nda, AA
muhabirine açıklamalarda bulundu.
Kuzenleriyle İstanbul’da
buluşmayı büyük ve önemli bir gelişme olarak nitelendiren Kenize
Murad, aile bireylerinin dünyanın farklı yerlerinde yaşamasından dolayı
çok sık biraraya gelemediklerini ifade etti. İstanbul Büyükşehir
Belediyesi’nce düzenlenen fetih kutlamalarına, İstanbul’a gelen
bazı aile üyeleriyle birlikte katıldıklarını kaydeden Murad, Belediye
Başkanı Kadir Topbaş’ın kutlamada Fatih Sultan Mehmet ve Osmanlı ailesi hakkında söylediklerinin kendisini gururlandırdığını söyledi.
Türkiye’de 20-25 yıl önce Osmanlı ailesiyle ilgili olumsuz bir hava bulunduğunu anlatan Murad, “Bazı insanlar Osmanlı
ailesi hakkında kötü konuşuyordu. Şimdi dedelerimizden Yavuz Sultan
Selim'in adı, 3. Boğaz Köprüsüne verildi. Bu çok büyük bir onur, çok
büyük bir gelişme" ifadesini kullandı.
İstanbul’da yaşayan aile
fertleriyle yurt dışından gelenlerin İstanbul'un fethedildiği
günde biraraya geldiğini belirten, Sultan II. Abdulhamit’in dördüncü
kuşak torunlarından Kayıhan Osmanoğlu, aile olarak uzun bir aradan
sonra buluşabildiklerini kaydederek, "İstanbul’un fetih gününe denk
gelen bir buluşma oldu. İlk olarak dün, dedemiz Fatih Sultan Muhammed
Han’ın kabrini ziyaret ettik. Orada çok duygulu anlar yaşandı. Türbenin
başında tüylerimiz diken diken oldu. Tüm aile bireyleriyle kabri başında
dualar ettik. Kutlamalar da çok güzel oldu. Biraraya geldiğimiz için
çok mutluyuz. Ailemizden 25-30 kişi burada. Dün, Boğaz turunda hasret
giderdik. Bugün de Dolmabahçe’den sonra, Ayasofya’yı, Sultanahmet
Camisi’ni ve dedelerimizin türbelerini gezeceğiz “ diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Gül'e teşükkür etmek istiyorum
I. Abdülmecid’in torunlarından Nilüfer Sultan, dedesinin Dolmabahçe
Sarayı’nı yaptırdığını ve dedesine ait odaya ilk girdiği zaman gördüğü
fotoğrafların kendisini çok hüzünlendirdiğini ifade etti.
Türkiye’de ve İstanbul’da bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren
Nilüfer Sultan, “İstanbul’un fethedildiği günde burada bulunmak beni çok
gururlandırdı” dedi.
Nilüfer Sultan, Cumhurbaşkanı Abdullah
Gül’le buluşmak istediğini dile getirerek, “Gül, Dışişleri Bakanı iken
babama Türk pasaportu vermişti. Bu bir ilkti. Bundan dolayı kendisine
teşekkür etmek istiyorum” ifadelerini kullandı.
İstanbul’a
"benim şehrim” diyen, I. Abdulmecid’in İsviçre'de yaşayan torunu Selim
Osmanoğlu, İstanbul’dayken evinde gibi hissettiğini anlattı.
Osmanoğlu Türkiye’nin son zamanlarda önemli gelişmeler kat
ettiğini, Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne (AB) girmemesi gerektiğini,
AB’ye girmesi halinde Yunanistan’ın borçlarını ödeyeceğini savundu.
Resmi bir ziyaret icin Türkiye'de bulunan Tunus Cumhurbaşkanı Moncef
Marzouki'nin Dolmabahçe Sarayı'nı ziyaret etmesi dolayısıyla, sarayın
giriş kapısında bir süre bekletilen Osmanlı hanedenı üyeleri, bu duruma tepki göstererek İstanbul'un diğer tarihi ve turistik mekanlarını ziyaret etti.