Demokratikleşme yolunda önemli adım
31 Mayıs 2013 15:41 İstanbul
Başbakan
Erdoğan'ın Başdanışmanı Akdoğan, çözüm sürecinin önemine dikkati çekti,
"çözüme ulaşılmasıyla demokratikleşme yolunda bir adım daha
atılacağını" belirtti.
İstanbul
Şehir Üniversitesinde düzenlenenen "AK Parti Hükümetlerinin 10 Yılına
İçeriden ve Dışarıdan Bakışlar Konferansı"nın açılışında konuşan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Siyasi Başdanışmanı, AK Parti Ankara Milletvekili Yalçın Akdoğan, AK Parti'nin muhafazakar demokrat kimliğini ve çözüm sürecini değerlendirdi.
Akdoğan, AK Parti'nin, siyasi ve ekonomik olarak büyük çalkantılar
yaşadığı bir dönemde ortaya çıktığını belirterek, muhafazakarlığın,
farklı düşünce mensuplarının değişime direnmesi anlamında bir siyasi
tutum olmadığını, daha köklü bir siyasi ideolojiden bahsettiklerini
anlattı.
Akdoğan, Türkiye'de siyasetin artık sağ-sol
kavramları üzerinden adlandırılmadığını aktararak, uzunca bir süredir
siyasetin ekseninin değiştiğini söyledi.
Kimlik siyaseti ve çözüm süreci
Başbakan Erdoğan'ın Başdanışmanı Akdoğan, çözüm sürecinin, Türkiye'nin
demokratikleşmesi açısından çok önemli olduğunu ifade ederek, çözüme
ulaşılmasıyla demokratikleşme yolunda bir adım daha atılmış olacağını
anlattı.
Sorunun geçmişine, insan ve maddi kayıplarına değinen
Akdoğan, "Burada akan kanı durdurmak, gözyaşını dindirmek için hükümet
başından beri çaba ortaya koyuyor. Bir yönüyle terör sorunundan
kurtulmak, bir yönüyle demokratik Türkiye'yi inşa etmek. Bütün bunları
bir arada değerlendirdiğimizde aslında önümüzde sorunlar kümesi var"
ifadelerini kullandı.
Kürt sorununun bileşenlerini, "ilgisizlik
ve geri kalmışlık", "ayrımcı ve dışlayıcı anlayış" ve "ayrılıkçılık"
olarak tanımlayan Akdoğan, ayrılıkçılığın zamanla demokratik özerkliğe
kadar gerilediğini söyledi.
Akdoğan, demokratik açılım kapsamında çok boyutlu çalışmalar yapıldığını belirterek, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Kürt var mı yok mu tartışmasından, Kürtçe yayın yapılması, eğitim
sistemine sokulması yönünde adımlar atıldı. Çok boyutlu mücadelenin bir
boyutu da görüşme yöntemiydi. İşte o demokratik açılım süreci birtakım
olumsuzluklar yaşadı. Habur olayı, arkasından BDP'nin bunu provoke
etmesi. Oslo Süreci olarak sonradan adlandırılan süreç de sabote
edildi.
Silvan saldırısı gerçekleştirildi, DTK demokratik
özerklik ilan etti ve süreç topyekun sabote edilmiş oldu. Bu süreç devam
ediyor, hükümet reformlar yapıyor, Oslo Süreci var ve Türkiye seçimlere
gidiyor. Bütün partiler anayasa sözü verdi, seçimden çıkılacak ve yeni
bir anayasa umudu var. Böyle bir dönemde Oslo Süreci sabote edilmiş oldu
ve hükümet de kapıları kapattı.
Bu, PKK'nın farklı bir
stratejiyi hayata geçirmesine sebep oldu. Bu da; nasıl onlar Arap
Baharı'nda sokağa döküldüler, netice aldılar, biz de şehir merkezlerinde
halk isyanları, kırsalda büyük gruplarla saldırılarla alan hakimiyeti
kurarak, bu neticeye ulaşabiliriz yanılgısı. Buna karşı hükümet de
cumhuriyet tarihinin en büyük askeri operasyonlarını yaptı."
Akdoğan, İmralı'nın da içinde olduğu yeni sürecin parametrelerinin çok
daha hızlı olduğunu belirterek, vesayetçi odakların zayıflatıldığını ve
BDP'nin sürecin içine daha fazla girdiğini söyledi.