Suriye'de yalnız hareket etmedik
01 Haziran 2013 10:22 İstanbul
Başbakan
Yardımcısı Babacan,
"Türkiye'nin Suriye için yaptığı uluslararası
mevzuata uygundu. Attığımız her adımda hiçbir zaman yalnız hareket
etmedik"
dedi.
Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Türkiye
İşadamları ve Sanayiciler Konfederasyonu (TUSKON) ve Türk Amerikan
Birliği (Turkic American Alliance-TAA) işbirliğinde düzenlenen
Türk-Amerikan Dostluk Yemeği'nde konuştu.
Türkiye
ve ABD olarak hem ülke içinde hem de uluslararası alanda aynı değerleri
ve fikirleri teşvik ettiklerini ve savunduklarını belirten Babacan, "Biz
her zaman demokrasiyi, insan haklarını, özgürlükleri, hukukun
üstünlüğünü, piyasa ekonomisini öne çıkarıyoruz. Dış politika açısından
uzun bir ortak gündem listemiz var" dedi.
Türkiye'de
demokrasinin eskisine göre çok daha iyi işlediğini, ancak yapılacak
reformlar konusunda hala uzun liste bulunduğunu dile getiren Babacan,
gerçek birinci sınıf ve işlevsel bir demokrasiye ihtiyaç olduğunu, bunu
gerçekleştirmek için çalıştıklarını söyledi.
Babacan, Türkiye'nin yakın komşusu Suriye ve Irak'ta problemlerin büyük olduğunu dile getirerek şöyle dedi:
"Suriye'de rejim kendi vatandaşlarını öldürüyor, kendi şehirlerini
bombalıyor. Uluslararası toplumda birliğin eksikliği önemli bir
problem. Uluslararası toplum birleşik bir duruş gösteremiyor. Rusya,
Çin, Şangay Beşlisi ülkeleri ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin
daimi üyeleri yardımcı olmuyor. Suriye'deki durumun en kısa sürede
normale dönmesini ümit ediyoruz. Bu rejimin bir geleceği olmadığına
inanıyoruz.
Türkiye'nin Suriye için yaptığı her zaman yüzde 100
uluslararası mevzuata uygundu. Aynı zamanda Suriye için attığımız her
adımda hiçbir zaman yalnız hareket etmedik. Her zaman dostlarımız ve
müttefiklerimizle beraber hareket ettik. Suriye, Türkiye'nin ikili bir
problemi değildir. Bu bir bölgesel, insani ve küresel bir problemdir ve
küresel dikkati gerektirir."
İçinden geçilen zamanın
Ortadoğu ve Afrika için Birinci Dünya Savaşı'nın ardından son 100 yıl
içerisindeki en önemli zaman dilimi olduğunu dile getiren Babacan, bu
dönem iyi bir şekilde yönetilirse bölgenin ümit verici ve refah bir
bölgeye dönüşebileceğini ifade etti.