Gençler bize barışı hatırlatıyor
02 Haziran 2013 01:43 Ankara
Başbakan
Yardımcısı Arınç, Türkçe Olimpiyatlarıyla ilgili,
"Diyalog dediğimiz,
uzlaşma dediğimiz her şey
bu yapılan işin içinde var.
Dolayısıyla bu
gençler bize barışı
hatırlatıyor"
dedi.
11. Türkçe Olimpiyatları ve Kültür Şöleni Ankara 19 Mayıs Stadyumu'nda düzenlenen törenle başladı.
Türkçe
Olimpiyatlarına her yıl katılma imkanı bulduğunu ifade eden Arınç,
"Bir
yılın nasıl geçtiğini bilmiyoruz. Büyük bir özlem ve hasretle bu
gençleri bekliyoruz. Onlarla sevinmek, kucaklaşmak, onlarla Türkçe
konuşmak, onların sevgisiyle sevinciyle bütünleşmek istiyoruz.
2003'te
sadece 17 ülkeden 70'e yakın öğrenciyle başlayan bu şölenler 11 yıl
sonra, bu yıl 140 ülkeden 2 binden fazla öğrenciye ulaşmış. Bu işte bir
bereket var, bu işin temelinde halisane duygular, iyi niyetler ve
devletimizin, ülkemizin büyüklüğüyle bütün dünyada açılmış okulların
meyvalarını görmek var"
diye konuştu.
Arınç, şöyle devam etti:
"Kadirşinas olmak lazım.
Bilirsiniz ki bu fikri ortaya atan muhterem
büyüğümüz,
'Dünyanın her tarafına gideceksiniz.
Türk okulları
açacaksınız.
Çok iyi eğitim vereceksiniz.
O ülkenin çocuklarını
nitelikli bir eğitimle yetiştireceksiniz.
Türkçe öğreteceksiniz.
Misyonerlik yapmayacaksınız.
O ülkeye hizmet edeceksiniz.
Orada yetiştireceğiniz çocuklar hem o ülkenin
en önemli kademelerinde
yer alacaklar hem
de Türkiye'yi, Türkçeyi,
Türkiye'nin kültürünü
ve
sevgisini de bilerek, yaşayarak görecekler
ve o ülke ile Türkiye
arasında bir dostluk
köprüsü olacaklar'
demişti.
Yıllar öncesini
hatırlıyorum, bu sözleri konuştuğu zaman muhterem büyüğümüz, elbette
inanan insanlar oldu, ama bir kenarda durup da bu işin olmayacağını,
böyle bir şeyin sadece hayal olduğunu söyleyenler de vardı.
Düşünebiliyor musunuz Manisa'dan, Bursa'dan, Antalya'dan, Alanya'dan bir
insan kalkacak, yerini bilmediği ülkelere gidecek, üç beş girişimciyle
birlikte orada okullar açacak, bir eğitim kurumunu meydana getirecek.
Ama inananlar yüzler ve binler oldu. Bunlar küçük esnaftılar,
ticaret erbabıydılar, çalışan insanlardı. Kendilerine bir hedef
gösterilmiş ve dünya bir küre olarak önlerine konduğunda kimisinin
nasibine Sibirya, kimisine Mozambik, kimisine Güney
Amerika kimisine Tayvan, Japonya ve Çin düşmüştü. Ellerinde asa,
ayaklarında çarıkla bu ülkelere gittiler. Arsa aradılar, yer baktılar,
kapıları çaldılar. imkanlarını ortaya koydular ve mütevazı Türk
okullarının temellerini attılar. Şimdi aradan 15 yıla yakın bir zaman
geçti. Birleşmiş Milletler'e 193 ülke üye, ama 140'ında Türkiye'nin
okulları var.
Bütün bunları düşündüğümüzde sıralama yapmamız lazım.
Önce
muhterem büyüğümüzden başlayarak bu soylu fikrin, bu güzel idealin, bu
çok yüksek mefkurenin sahibi o değerli büyüğümüze Ankara'dan,
başkentimizden on binlerin huzurunda selamlarımızı ve hürmetlerimizi
ileterek sözlerimize başlıyoruz.
Kısmet oldu, 15 gün önce
eşimle Amerika'ya gittiğimizde kendilerini ziyaret ve dualarını talep
etmek istemiştik.
Hamdolsun bu imkanı bulduk.
Sizlere kendilerinin
selamlarını da iletmek istiyorum ki bizler de buradan kendilerine
hürmetlerimizi takdim edelim."
Arınç, bu güzel ideal için
dünyanın her yerini karış karış dolaşan, önden giden atlılar gibi
hedeflerine varmak için sadece kendilerine yol gösteren insanların çok
güzel eserler meydana getirdiklerini belirterek,
"O yüzden bu
Anadolu'nun tertemiz insanlarını, biraz önce örneklerini görerek
kendilerine plaketler takdim edilen hayırseverlerimiz gibi hepsine çok
teşekkür ediyoruz.
Kafkaslardan Asya'ya, Avrupa'dan Avrasya'dan
Afrika'nın içlerine kadar her yerde Türk bayrağını dalgalandıran, Türk
okullarına hayat veren bu fedakar insanları bağrımıza basıyor ve onları
alkışlıyoruz"
ifadelerini kullandı.
Öğretmenlerin ve onları
yetiştiren ailelerinin her türlü takdirin üzerinde olduğunu ifade eden
Arınç, öğretmenlerin gittikleri ülkelerde yaşadıkları sıkıntılara rağmen
dönmeyi düşünmediklerini ve bugün onların eserlerini izlediklerini
söyledi.
Dünyanın her yerinden Türkiye'ye gelen
çocukların Türkçe şarkı söylediğine, kusursuz şekilde halk oyunları
oynadığına işaret eden Arınç,
"Bu muhteşem bir şey. Bu heyecanın,
sevginin, dostluğun, kardeşliğin meydana getirdiği muhteşem bir netice.
Temelinde niyet hayırsa akıbeti de hayır oluyor. O yüzden büyük, koskosa
bir çınar ağacını, büyük ağaçları içinde taşıyan bir file, bir tohum
gibi bu olaya bakmalıyız.
Küçücük bir çekirdekten, küçücük bir
tohumdan
binlerce tonluk büyük ağaçları,
dallarıyla meyvalarıyla taşıyan bir
bereketi
önümüzde görüyoruz.
'Tohum saç, bitmezse toprak utansın, hedefe
varmayan mızrak utansın'
diyen şair bugün bunları görse çok mutlu
olacak ve çok da bahtiyar olacaktı"
dedi.
Arınç, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Madem ki misyonerlik gözüyle bakmıyor ve meseleye bir eğitim gözüyle
bakmaya çalışıyorsak bunun Türkiye'ye ne faydası var?
Sayılamayacak
kadar çok faydası var. Burada söylenen şarkıları sadece şarkıdan ibaret
görmek, burada oynanan halk oyunlarını sadece eğlence olarak telakki
etmek mümkün değil. Bugün medeniyetler ittiifakı dediğimiz şey, küresel
barışa doğru giderken yapılması gereken tüm işler bu çalışmaların ve
çabaların içindedir. Diyalog dediğimiz, uzlaşma dediğimiz, paylaşma
dediğimiz, birbirimizi tanıma dediğimiz, farklılıklarımızı zenginlik
görmek diye kabul ettiğimiz her şey, bu yapılan işin içinde var.
Dolayısıyla bu gençler bize barışı hatırlatıyor. Bu sene bütün bu
gösterilerin temelinde 'evrensel barışa doğru' teması var. Demek ki
siyahıyla beyazıyla, kırmızısıyla sarısıyla, çekik gözlüsüyle dünyada ne
kadar ülke ve insan varsa bir hedef uğrunda birleşebiliyor.
Birbirlerini sevgiyle kucaklaşabiliyorsa bugün dünyanın en muhtaç olduğu
şey barış ise bunun temelinde bu çaba var.
Dünyaya bir örnek olarak
gösterebileceğimiz en başarılı, en verimli çalışmayı görmek bizlere
mutluluk veriyor.
Buna Türkiye'nin ev sahipliği yapması ve bu fikrin
Türkiye'den doğması bizi ayrıca gururlandırıyor."
Etkinliklerin
16 Haziran'a kadar Türkiye'nin 50'den fazla ilinde süreceğini belirten
Arınç,
"Bütün dostlarınızla ve arkadaşlarınızla bu
şölene katılmayı
dostlarımıza tavsiye edelim ve
bütün dünya görsün ki Türkiye'de muhteşem
bir iş başarılıyor ve bu başarıda herkesin
katkısı var. Önümüzdeki yıl
yine bugünlerde bu
sevgili gençlerle birlikte olabilirsek ne mutlu
hepimize"
dedi.
Eylemciler Taksim'de toplandı
01 Haziran 2013 17:12 İstanbul
İstiklal
Caddesi, Taksim Meydanı ve Gezi Parkı'ndaki polisler, İstiklal
Caddesi-Tepebaşı ve farklı istikametleri kullanarak çekildi.
Güvenlik güçlerinin toplu şekilde çekildiğini gören ara sokalardaki
gruplar, alkışlar ve sloganlarla güvenlik güçlerini protesto etti.
Polisin Taksim Meydanı'nı ve İstiklal Caddesi'ni terketmesinin ardından göstericiler, Taksim Meydanı'na doğru yürüyüşe geçti.
Tepebaşı, İstiklal Caddesi, Harbiye, Gümüşsuyu, Sıraselviler üzerinden
meydana ulaşan göstericiler, Taksim Cumhuriyet Anıtı önünde toplandı.
Gezi Parkı'nı çevreleyen barikatların kaldırılması üzerine bir kısım eylemci de buraya geçti.
Bazı göstericiler Gezi Parkı'na yakın alanlarlarda bulunan Toplumsal
Olaylara Müdahale Araçları (TOMA) ile İETT otobüslerine zarar verdi.
Bu arada polisin alanı terketmesinden sonra Gezi Parkı'na giren
göstericiler, burada bulunan bir prebabrike konteynerin önce camını
kırdı ve daha sonra ateşe verdi.
İtfaiyenin müdahale edememesi
nedeniyle büyüyen yangın, eylemcilerin çevredeki araçlardan ve iş
yerlerinden bulduğu yangı tüpleri ve kovalarla döktüğü sularla
söndürüldü.
Polis, Dolmabahçe'deki Başbakanlık Ofisi önünde toplanmak isteyen gruba, biber gazı ile müdahale etti.
Gümüşsuyu'ndan Dolmabahçe yönüne gidişte İnönü Stadı'nın yanında terk
edilmiş bir halde bulunan polis aracı da eylemciler tarafından ateşe
verildi. İtfaiyenin bir süre müdahale edemediği araçta yoğun hasar
meydana geldi.
Ankara
Taksim'deki
olayları protesto etmek için Ankara'da Kızılay Meydanı'nda toplanarak
Başbakanlığa yürümek isteyen kalabalık, Başbakanlık etrafında önlem alan
polislerce durduruldu.
Güvenlik güçlerinin uyarısına rağmen
yürüyüşte ısrar eden ve polise taş atan kalabalığa, polis, biber gazı,
gaz bombası ve tazyikli suyla müdahale etti.
Müdahalenin
ardından kalabalık, Atatürk Bulvarı ve Milli Müdafaa Caddesi'nde
barikatlar kurdu. Hükümet aleyhine sloganlar atan göstericiler, Milli
Müdafaa Caddesi'nde oluşturulan barikatı ateşe verdi. Protestocular,
Kızılay Meydanı'nda farklı noktalarda da ateş yaktı.
Protestocular, Atatürk Bulvarı'na kurdukları barikatı kendilerine siper
ederek, polise kaldırımlardan söktükleri taşları atarken polis gruba gaz
bombası ve biber gazıyla müdahaleyi sürdürüyor.
Polisin attığı
gazdan çok sayıda gösterici ve vatandaş etkilendi. Atılan cisimlerin
isabet ettiği 11 polis ile bazı göstericiler
yaralandı. Yaralılar ambulanslarla hastaneye götürüldü.
Bu
arada, protestocular, Kızılay Meydanı'nda otobüs duraklarına, reklam
panolarına, yol kenarındaki korkuluklara ve trafik lambalarına zarar
verdi. Olaylarda, bazı iş yerlerinin de camları kırıldı.
Öte yandan, gösterilerde 96 kişinin gözaltına alındığı öğrenildi.
İzmir
İzmir Gündoğdu Meydanı'nda bir araya gelen gruplar, Taksim Gezi Parkı'ndaki olayları protesto etti.
Kıbrıs Şehitleri Caddesi'nde bir araya gelen sivil toplum kuruluşları,
siyasi partiler ve taraftar gruplarının üyeleri ile vatandaşlar,
sloganlar atarak Gündoğdu Meydanı'na yürüdü.
Yürüyüş sırasında,
Talatpaşa Bulvarı ile 2. Kordon'da trafikte aksamalar yaşandı. Bazı
protestocular, bir kafe zincirinin Kıbrıs Şehitleri şubesine çakmak ve
taş atarak zarar verdi.
İngiltere'nin başkenti Londra ve
Bulgaristan'ın başkenti Sofya'da yaşayan Türk vatandaşlarından bazı
gruplar da Taksim'deki olayları protesto etti.
81 kişi serbest
Taksim'de yaşanan olaylar sırasında gözaltına alınarak adliyeye sevk
edilen 81 şüpheli, savcılıkça ifadelerinin alınmasının ardından serbest
bırakıldı.
Bu arada, gün içerisindeki olaylar sırasında gözaltına alınan 95 şüphelinin de emniyetteki işlemleri devam ediyor.