azsonra aktifsayfa: Kimler sevindi, kimler üzüldü 02 Haziran 2013 16:52 Kayseri Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Yıldız, "Dünkü görüntülerden kimler sevindi, kimler üzüldü. Buna çok iyi dikkat etmek lazım"

2 Haziran 2013 Pazar

Kimler sevindi, kimler üzüldü 02 Haziran 2013 16:52 Kayseri Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Yıldız, "Dünkü görüntülerden kimler sevindi, kimler üzüldü. Buna çok iyi dikkat etmek lazım"

Kimler sevindi, kimler üzüldü.

02 Haziran 2013 16:52 Kayseri

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Yıldız, 

"Dünkü görüntülerden kimler sevindi, kimler üzüldü. Buna çok iyi dikkat etmek lazım" 

dedi.

 

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, bazı programlara katılmak için geldiği Kayseri'de, Melikgazi Belediyesi İbrahim Tennuri Hazretlerini Anma Progamı öncesinde gazetecilere açıklamalarda bulundu.

Taksim Gezi Parkı'ndaki olaylardan üzüntü duyduklarını belirten Yıldız, şöyle devam etti:

"İyi niyetli, yeşili korumak için gelen vatandaşlarımızı ayrı tutararak söylüyorum. Türkiye'de son 10 yıldan bu yana alışık olmadığımız bir manzarayı oluşturdular. 

Bu konuda tabi ki İçişleri Bakanlığımızın yürüttüğü eğer emniyet güçlerimizden kaynaklanan bir sıkıntı varsa onu da açığa çıkartıcı soruşturma başlatıldı. 

O konuda maksadını aşanlar tabi ki ortaya çıkartılacaktır. Dünkü görüntülerden kimler sevindi, kimler üzüldü. 

Buna çok iyi dikkat etmek lazım.

 Türkiye'de siyasi istikrarın oluşturulması için gayret eden bizlerin bu görüntülerden hoşlanmadığını ve üzüldüğümüzü söylemek lazım.

 Bunu istismar eden aşırı sol örgütlerin bulunduğunu artık bütün dünya biliyor. 

Türkiye hak ettiği refah seviyesinden ödün vermeyecektir, Türkiye istikrarına devam edecektir. Bu konuda kimsenin tereddütü olmasın."

Yeşilin, doğanın siyasete alet edilmemesi gerektiğini dile getiren Bakan Yıldız, bir günlük bu görüntülerden dahi farklı fırsatlar çıkarmaya çalışan, ağacın arkasına saklanarak, ağacın üzerinden politika üretmeye çalışanların başarılı olamayacaklarını rahatlıkla söyleyebileceğini ifade etti.

Bu söylediklerinin siyasi partiler için değil, marjinal gruplar için geçerli olduğunu vurgulayan Yıldız, 

"Onlar da Türkiye'yi karıştırmak için bu gayretlerinde muvaffak olamayacaklardır. 

Kişisel özgürlüklerin sonuna kadar korunduğu ve sonuna kadar devam ettirildiği bu yönetimde sıkıntı yaşanmayacağı kanaatindeyim"

 diye konuştu.

 

AK Parti iktidarı döneminde doğanın korunmasına büyük önem verildiğini vurgulayan Yıldız, sözlerini şöyle sürdürdü:

 

"Yeşili, ağacı bizler o gösteriyi yapanlardan daha az sevmiyoruz.  Madenlerle ilgili bir tartışma yaşanmıştı. 

'Niye zeytin ağaçlarını kesiyorsunuz?' denmişti. 

Rakamlara baktım biz 10 yıl önce iktidarı alırken 91 milyon adet zeytin ağacıyla devralmışız. 

Şu anda ülkemizde 162 milyon adet zeytin ağacı var. 

Yeşile olan hassasiyetimiz bizim daha az değildir. 

Toplumda birbirimizi hoş görecek birbirimizi daha çok dinleyecek ve anlayacak ortamları oluştumamaz lazım. 

Herhangi bir gerginliğe yol açmadan."

Alkollü içkilerle ilgili yapılan düzenlemeye de değinen Yıldız, yasanın özgürlüklere engel olmadığını belirtti.

Düzenlemenin dünyanın pek çok ülkesinde uygulandığını ifade eden Yıldız, şunları kaydetti:

"İçkiyle alakalı bir tartışma açıldı. Kimsenin 

içkisi yasaklanmış değildir ancak içki 

içebilirim, kendi mülkiyetimdeki 

araca binebilirim, ehliyet de benim ama trafiğe çıkamam. 

 

Yani dünyanın her tarafında bu böyledir. 

 

Şimdi trafiğe çıkamamayı bir özgürlük sınırlaması olarak söylerseniz bu yanlış olur. 

 

Yani toplumun refahının korunması, toplumun sağlığının korunması adına kişisel özgürlüklerin kesintiye uğratılmış olmasının farklı manalara çekilmemesi gerekir. 

 

Herkes kişisel hayatında farklı özgürlüklere sahip olabilir. 

 

Farklı giyimlere, kuşamlara ve tercihlere sahip olabilirler ama bunu toplumun harhangi bir özgürlük sınırlandırması içerisinde değerlendirmemek lazım.

 Herkesin kendisini toplum karşısında sorumlu hissetmesi lazım."

 

 








 

Oraya sivil bir yurttaş olarak gittim

02 Haziran 2013 14:51 

 

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Taksim'deki eylemin halkın eylemi olduğunu belirterek, kendisinin sivil bir yurttaş olarak eyleme destek verdiğini, bayraklarını da götürmediklerini söyledi.

 

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CNR EXPO Fuar Merkezi'nde "Kentine güvenen kentler buluşması" sloganıyla düzenlenen Sosyal Demokrat Belediyeler Hizmet ve Proje Tanıtım Fuarı'nda basın mensuplarının sorularını yanıtladı.  

 

Taksim Gezi Parkı'ndaki olayları değerlendiren Kılıçdaroğlu, toplumun özgürlük ve demokrasi konusunda ciddi bir tepki verdiğini söyledi.  

Olayların ulusulararası boyuta taştığını savunan Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:  

"Bu olay, AKP iktidarının ülkeye getirdiği baskının sonucudur. Baskıya ortak bir tepki göstermiştir halk. Bunu Başbakan'ın çok iyi anlaması gerekir. Çok iyi değerlendirmesi gerekir. Türkiye kendi bildiği Türkiye değildir. Hele hele 'İstanbul'da şu kadar kişi toplanacak', 'Ben oraya 1 milyon kişiyi toplayabilirim' diyorsa bu da başka bölücülüktür. Sayın Başbakan eylem yapanların tümünü kendi karşıtı olarak görmemelidir. Onların tümü ülkenin özgürlüğü ve demokrasisi için mücadele ediyor. Kendi yandaşları, özgürlük istemiyor mu? Baskı mı istiyorlar? Toplumun böyle bir ayrışma sürecine sokmak doğru değildir."

Bir gazetecinin, Başbakan Erdoğan'ın, Taksim'e yürüyen CHP'lilere izin verilmesinin ardından "Bundan sonra çıkacak olayların sorumlusu CHP olacaktır" yönündeki ifadeleri ile BDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder'in "CHP fırsatçılık yapıyor"  açıklamasını  hatırlatması üzerine Kılıçdaroğlu,  "Son söylediğiniz kişiye benim yanıt vermem doğru değil" dedi.

"Biz hiçbir zaman fırsatçılık yapmadık. Oraya sivil bir yurttaş olarak gittim. Eylem yapanlara destek vermek için gittim. Orada yapılan eylem, CHP'nin eylemi değildir. Yapılan miting de CHP'nin mitingi değildir. Biz bir sorumluluk üstlendik, bir görev yaptık. Çok partili yaşamı Türkiye'ye getiren bir siyasal partinin yani CHP'nin halka duyduğu, halkın eylemlerine duyduğu saygının gereği olarak mitingimizi erteledik ve iptal ettik. Herkes Taksim'e gitti; biz bayraklarımızı da oraya götürmedik. Çünkü eylem halkın eylemi. Bir partinin eylemi değil. Üstelik hemen hemen bütün illerde yapılan bir eylem. Sayın başbakanın şunu bilmesi lazım; halka rağmen iktidar olunmaz. Halka rağmen 'Benim söylediğim olur' olmaz."

Demokrasilerde en büyük gücün halk olduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, "Sayın Başbakanın çıkıp televizyonlarda halktan özür dilemesi gerekiyor. Bunu bekliyorum. Bu erdemi yerine getirir mi? Bilmiyorum ama sağlıklı çalışan bir demokraside başbakanların yapması gereken ilk iş, halkın önüne çıkıp 'Size baskı uyguladık. Baskının sonucu siz tepki verdiniz. Hepinizden özür diliyorum' diye seslenmektir" diye konuştu. 

"Medya çalışanları zor koşullarda görev yapıyor" 

Taksim Gezi Parkı 'ndaki olaylar sırasında bazı göstericilerin basın mensuplarına yönelik saldırılarının  hatırlatılması üzerine Kılıçdaroğlu, kendisinin de zaman zaman medyayı eleştirdiğini ama hiçbir zaman medya çalışanlarını eleştirmediğini söyledi. 

Kılıçdaroğlu, medya çalışanlarının en zor koşullarda görev yaptığını kaydederek, şöyle dedi: 

"Bütün medya çalışanlarına hepimizin saygılı olması lazım. Medya çalışanlarının kendi görevlerini rahat yapabilmeleri için gerek yurttaşların gerek siyasal partilerin her türlü kolaylığı sağlaması gerekir. Bu demokrasilerin temel kuralıdır. Medya özgürlüğü çok önemlidir. Medyanın mutfağında olaylar şu veya bu şekilde yorumlanabilir buna da demokrasi içinde saygı göstermemiz gerekiyor ama halkın özgürlük tepkisini medya yeteri kadar kamuoyuna sundu mu? Hayır. Bu bağlamda eleştirilir ama bunun sorumlusu medya çalışanlarında değil medyanın patronlarındadır. Medya patronlarıyla medya çalışanlarını ayırmamız gerekiyor. Medya çalışanları da özgürlük istiyorlar. Onlar da yaptıkları haberlerin yayınlanmasını istiyorlar. O nedenle bütün yurttaşlarıma açıkça söylüyorum; medya çalışanlarına sakın ola ki hiçbir eleştiri getirmeyin, onlar zor koşullarda görev yapıyorlar sizin sesinizi dünyaya ulaştırmaya çalışıyorlar. Bütün medya çalışanlarına da ayrıca onların sorunlarını çözmek için de tek adresin CHP olduğunu biliyorum."